Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/14280 E. 2012/11997 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14280
KARAR NO : 2012/11997
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 1.5.1989 – 10.7.1989 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davalı işyerinin …Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu’nun kantini olduğu, davalı işverence davacı adına 15.4.1988 tarihinde 24301 sicil numaralı, 3.10.1988 tarihinde de 25396 sicil numaralı işyerinden işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının davalı işverene ait 24301 sicil numaralı işyerinde 15.4.1988 tarihinden itibaren 10 gün, 25396 sicil numaralı işyerinden 3.10.1988 tarihinden itibaren 85 gün çalışmasının bildirildiği, davacının 14.2.1989 tarihinde evlendiği, 10.5.1989 tarihinde pasaportunu aldığı, 22.8.1989 tarihinde yurtdışına çıktığı, 30.8.1991 tarihinde giriş yaptığı görülmüştür. Dava konusu döneme ilişkin bordrolar mevcut değildir. Dinlenen tanıklar adına davalı işyerinden çeşitli tarihlerde işe giriş bildirgelerinin verildiği, ancak bu kişilerin dava konusu dönemin tamamını kapsayacak şekilde çalışmalarının olup olmadığının anlaşılmadığı, tanık beyanları ile resmi kayıtların çelişkili olduğu buna göre beyanlarının hükme dayanak alınacak yeterlilikte olmadığı açıktır.

Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, tanıkların dava konusu dönemde çalışmasının olup olmadığını denetlemek için tanıkların hizmet cetvellerinin getirtmek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, davalı işyeri …Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu’nun kantini olduğundan, ilgili yurttan davacının giriş çıkışını gösterir defter, belge olup olmadığını, kimlik kartı düzenlenip düzenlenmediğini sormak, yurtta görevli olup davacının çalışmasını bilebilecek nitelikte olan idareci, güvenlik görevlisi veya memur gibi çalışanları tespit çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 25.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.