YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17442
KARAR NO : 2012/10
KARAR TARİHİ : 12.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 14/08/1991-31/05/2011 tarihleri arasında zorunlu …’lı çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabülüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 14/08/1991 tarihinden itibaren dava tarihine kadar SSK’lı çalışmaları dışlanarak 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 14/08/1991-31/05/2011 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında SSK’lı çalışmaları dışında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01/01/1986 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği Yasa kapsamında tarım … sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, sigorta dosyasında bulunan döküm föyünde davacının prim borcu bulunduğundan (yürürlükten kaldırılan 1479 sayılı Yasanın Ek 19 maddesi ) 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi gereğince sigortalılığının 01.01.1986 tarihinden itibaren durdurulduğu, 29/04/2011 tarihli dilekçe ile 6111 sayılı Yasadan yararlanma istemi nedeni ile Kurumca 2023 gün karşılığı 1.774,12 TL prim borcunun 31.07.2011 tarihine kadar ödenmesi halinde durdurulan sigortalılık süresinin durdurulmamış gibi değerlendirileceğinin davacıya bildirildiği, davacının primleri ödemediği, 06.10.2011 tarihli yazı ile davacının 6111 sayılı yasadan yararlandırılarak ihya yapılan 2023 günlük sürenin 01/01/1986-14/08/1991 tarihleri arasındaki süre olduğu, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları nedeni ile Tarım … sigortalılığının 14/08/1991 tarihinden itibaren sona erdirildiği, 29.04.2011 tarihinden itibaren tekrar başlatıldığının bildirildiği, ayrıca davacının 01.11.1990-31.03.1991 tarihleri arasında 150 gün, 15.08.1991 tarihinden itibaren de 1991 yılında 90 gün, 1992 yılında 62 gün, 1994 yılında 19 gün, 1995 yılında 210 gün, 1998 yılında 168 gün, 1999 yılında 126 gün, 2000 yılında 214 gün ve 2003 yılında 46 gün 506 sayılı yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu, davacının 15/08/2007 tarihinden beri Ziraat Odasına üyeliğinin, 14/04/1997 tarihinden itibaren … Kooperatifi kaydının devam ettiği, adanı kayıtlı 25/09/2002 yılında intikal yolu ile geçen zirai arazilerin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının ihtilaf konusu dönem olan 14/08/1991 tarihinden sonraki tarım … sigortalılığının 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları nedeni ile iptal edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Buna göre; davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır.
…’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T. … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14/02/2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11/07/2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Davacının terkin edildiği 14/04/1991 tarihinden sonra 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli sigortalılığının bitiminden itibaren Tarım … sigortalılığının devam edilebilmesi için tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıtlarla ispatlanması gerekir. Somut olayda davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının sona erdiği 14/08/1991 tarihinden itibaren 14/04/1997 tarihine kadar tarımsal faaliyette bulunduğunu gösteren bir kaydın bulunmadığı görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının tarımsal faaliyetine karine oluşturan zirai arazileri hangi tarihten itibaren kullanmakta olduğunu araştırmak varsa Belediyeden zirai arazi emlak vergi beyannamelerini getirtmek, 14/04/1991 yılından itibaren kullandığı ve maliki bulunduğu zirai arazilerin var olduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi kabul kararı vermek aksi takdirde istemin reddine karar vermektir.
Kabule göre de; davacının Tarım … sigortalılığının 01/01/1986 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 17. maddesine göre durdurulmuş olması nedeni ile 6111 sayılı Yasadan yararlanma talebine göre yapılandırılan 01/01/1986-01/05/2008 tarihleri arasındaki döneme ait prim borçlarını ödemeden tespit kararı verilmesi de hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksik inceleme ve noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.