YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11505
KARAR NO : 2010/12494
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının iptali ve tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, yüklenici şirkete arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bırakılması gereken 8 no’lu dükkanın 01.03.2010 tarihli sözleşme ile satışının vaad edildiğini, arsa maliki ve yükleniciye karşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/90 esasında tapu iptali ve tescil davası açtığını,bu dava sırasında 8 no’lu dükkanın 4/9 payının arsa maliklerinden Kafiye Sezer tarafından muvazaalı olarak davalı …’e devredildiğini öğrendiğini,eldeki davanın 2010/90 E sayılı dosyası ile birleştirilerek,muvazaalı olarak devredilen tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir.
Davalı, iyiniyetli iktisap sahibi olduğunu, asıl danışıklı işlemi davacının yaptığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, birleştirilmesi istenen iki davanın hukuki nedeninin farklı olduğunu, bu nedenle birleştirme isteminin yerinde olmadığını ve davacının tapu devrinden sonra yapılan satış vaadi sözleşmesine dayalı şahsi hakkını ayni hak sahibi 3.kişiye karşı ileri süremeyeceğinden bahisle dava reddolunmuştur.
HUMK’nun 45/III. maddesi uyarınca, davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır ve bu durumda aynı yasanın 45/I. fıkra uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; eldeki dava Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/90 esasında tescili istenen 20 sayılı parselde kayıtlı 8 no’lu dükkanın 4/9 payı ile ilgilidir ve bu davada verilecek hüküm diğer davayı etkileyecek niteliktedir. Davacının iddiası ancak muvazaanın tarafı olduğu ileri sürülen davalıların huzuru ile incelenerek sonuçlandırılabileceğinden, dolayısıyla davalar arasında bağlantı bulunduğu anlaşıldığından her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.