YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22178
KARAR NO : 2013/9498
KARAR TARİHİ : 03.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde 20.12.2005-10.08.2010 tarihleri arasında enjeksiyon makine operatörü olarak en son 900,00 TL net ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, ağustos ücretinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek artırmıştır.
Davalı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 08.07.2009 -11.08.2010 tarihleri arasında vasıfsız eleman olarak çalıştığını, iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, ücret, fazla mesai, tazminat ve izin ücreti hakkının bulunmadığını işyerinde genel tatil-ulusal bayram günlerinde mesai yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerinde 28.12.2005-07.07.2009 ve 08.07.2009-11.08.2010 tarihleri arasında 900,00 TL net ücretle çalıştığı, işverenin, SGK işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedenini kod 04 olarak bildirdiği, tanık beyanları dışında, iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini ıspatlayamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ağustos ayına ait ücret alacağı olduğu, davacının fazla çalışmaya ilişkin iddialarını ispatlayamadığı, haftanın 6 günü çalışıp bir gün dinlendiği, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.İş sözleşmesinin,işverence haklı nedenlerle feshedilip feshedilmediği, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma olup olmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25/II . maddesinde, ” Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.” hallerinde iş akdinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda,davacının, 13.08.2010 tarihli ihtarname ile, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, SGK bildirimlerinin gerçek ücreti üzerinden yapılmadığını, eşini ve kız kardeşinin neden işten çıkarıldığını sorması üzerine iş akdinin haksız olarak işverence feshedildiğini ileri sürerek, tazminat ve alacaklarının ödenmesini istediği, davalının, davacının işyerinde sürekli huzursuzluk çıkardığını, davacı hakkında 21.05.2010-30.06.2010 ve 11.08.2010 tarihlerinde tutanak tutulduğunu ve iş akdine olumsuz davranışları sebebiyle 11.08.2010 tarihinde haklı olarak son verildiğini iddia ettiği, 30.06.2010 tarihli tutanakta, davacı ve Kamil Aslan ile Fevzi Algan arasında tartışma çıktığı, davacının diğer iki işçiye eski personel olması nedeniyle baskı yaptığı ve kendisinin çalışmayacağı, onların çalışması gerektiği konusunda ısrar ettiğinin tesbit edildiği, tutanak mümzilerin dinlenmediği, 21.05.2010 tarihli tutanakta, davacı ile Kamil Aslan arasında çalışma sırasında sorun çıktığı, davacının diğer işçiyi sebebsiz yere tartakladığı, işyerinden kovduğu,olayda davacının kusurlu olduğu hususunun tesbit edilduğu, tutanak mümzinin dinlendiği, olayı doğruladığı, feshe konu olaya ilişkin 11.08.2010 tarihli tutanakta, davacı ile … arasında çalışma sırasında tartışma çıktığı,tartışmaya işverenin müdahale ettiği, davacının işverene hakaret ederek saldırmaya çalıştığı, tartışmanın davacının kusurundan kaynaklandığı, işverene karşı kusurlu davranması nedeniyle işten çıkarıldığı hususlarının belirtildiği, tutanak mümzinin dinlendiği, olayı işverene hakaret kısmı hariç doğruladığı, kendisine yapılan tehditten söz ettiği anlaşılmış olup, davacının 11.08.2010 tarihinde işverenin başka bir işçisini tehdit ettiği, bu işçi ile tartıştığı ve olay yerine gelen işverene saldırmaya çalıştığı, bu olaya ilişkin tutanak tutulduğu ve tutanak mümzinin olayı doğruladığı ortada iken, SGK işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış kodunun 04 olarak bildirilmesinden bahisle işverenin haklı nedenle feshinin ıspalanamadığının kabul edilmesi yanlış olmuştur. Kaldı ki, işçinin gönderdiği ihtarnamenin feshe konu olaydan sonra düzenlendiği, ihtarnamede belirtilmesine rağmen fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma olmadığı hususlarıda birlikte değerlendirildiğinde,işverenin iş akdini haklı nedenle feshettiği iddiasını doğruladığı düşünülmeden, kıdem ve ihbar tazminatının reddi yerine yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Öte yandan, mahkemece, davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı kabul edilmiş ise de, davalı tanıklarının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma olmadığını beyan ettikleri,bir davacı tanığının bu konuda bilgisi olmadığını, diğer davacı tanığının ise 3 yıl önce işyerinde çalıştığını, dini ve milli bayramlarda çalıştıklarını ücretlerini aldıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı işyerinde üç yıl önce çalıştığı anlaşılan ve davacının çalıştığı son üç yıl içinde işyeri koşullarını bilmeyen davacı tanığının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştıklarında ücretlerini de aldıklarına ilişkin beyanı karşısında çalışmanın ıspatlanamadığı gözetilmeden talebin reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.