YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/173
KARAR NO : 2010/6571
KARAR TARİHİ : 10.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; kendisi ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme gereğince davalı tarafından inşaa edilen konutlarda 5 numaralı bağımsız bölümün, iskan ruhsatının 1 yıl içinde alınması koşulu ile satışı konusunda anlaşma sağlandığını, sözleşmede belirlenen süresin geçmesine ve dairenin teslimi gerekmesine rağmen, yapı kullanma izin belgesinin halen alınamadığını, bu hususun ikmali için noterden ihtarname çekildiğini ve geçen süre için kira bedeli isteneceğinin bildirilmesine rağmen cevap verilmediğini belirterek, davalı hakkında yaptığı icra takibine yapılan itiraz nedeni ile itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Sözleşmeden itiaren 1 yıl içinde dairenin teslim edileceği iddaasının doğru olmadığını, Davacı ile düzenlenen ek sözleşme ile asıl sözleşmede değişiklik yapıldığını, davacının kendisine teslim edilmesi gereken 5 no’lu dairenin mülkiyet sorununun çözümünü beklemeyi kabul ettiğini, böylece teslim yönünden şartların değiştirildiğini, her iki sözleşmede de gecikme durumunda tazminat ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını açıklayarak yerinde olmayan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1)4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan 2010/173-6571
Yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kendi ihtiyacı için davalı şirketten haricen satın aldığı ve daha sonra tapuda devrinin sağlandığı anlaşılan daire nedeni ile teslim edilmeyen süre için yoksun kalınan kira kaybına ilişkin olup, dava ile davalı arasındaki satış işlemi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:1-Davalı tarafından temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA,
2-2.bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.