Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/3200 E. 2012/14427 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3200
KARAR NO : 2012/14427
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 06.05.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 11,10 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi zarar sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı taraf vekilince temyiz olunmuştur.
Mahkemenin maddi tazminatın reddi ile manevi tazminatın takdirine dair kararı isabetlidir. Öte yandan maddi tazminat isteminin reddi yargılama sırasında ortaya çıkan katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklandığı hallerde, davacının dava açarken bu hususu bilebilmesi mümkün bulunmadığından, maddi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmeyeceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarından olduğundan maddi tazminatın reddi nedeniyle avukatlık ücreti verilmemesi de doğru olmuştur. Ancak reddolunan manevi tazminat üzerinden davalı yararına avukatlık ücretinin noksan hesaplandığı görülmektedir. Gerçekten hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesinde “Manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, Davanın kısmen reddi durumunda ise karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği” düzenlenmiştir. Somut olayda kabul edilen ve reddolunan miktarlar 15.000,00’er TL olup davalı yararına 1.100,00-Tl avukatlık ücreti takdir olunmuştur. Hal böyle olunca manevi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına tarifeye aykırı biçimde ve düşük avukatlık ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. bendinde yazılı bulunan “reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.100,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin silinmesine, yerlerine “reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 1.800,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 13.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.