YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12582
KARAR NO : 2010/2974
KARAR TARİHİ : 10.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı aavukatınca duruşmasız ve davalı avukatınca da duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalının İsdemir A.Ş. bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin yasadan ve toplu … sözleşmesinden doğan alacaklarının tahsili amacı ile kendisini vekil tayin ettiğini, aralarında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığını, vekillik görevinin gereğini yaptığını, yargılama giderlerini kendisinin karşılayarak, pek çok dosyayı sonuçlandırarak tahsil ettiğini, … bu dava konusu alacaklara ilişkin davaları takip edip, tahsili ile ilgili icra takibi açtığını, bu aşamada haksız olarak azledildiğini yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6128,88 TL alacağının tahsiline karar verilmesini İstemiştir.
Davalı, görev itirazında bulunarak yargılama giderinin davacının karşılamasının hukuka aykırı olduğunu, kendisine dosyalarla ilgili sağlıklı bilgi verilmediğinden davacıyı azlettiğini savunarak davanın reddine karara verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5375,42 TL nin azlin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada bir bilgi ve belge yoktur. Öyle olunca davalının dava tarihinden önce temerrüde düşmediğinin kabulü gerekir. Temerrüde düşmeyen davalı hakkında faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-Mahkemece hükmedilen alacak içerisinde faiz alacağı da vardır. Hükümde tüm alacağa yasal faiz yürütülmesi faize faiz yürütülmesi sonucunu doğurur. Oysaki faize faiz yürütülmesi olanaklı değildir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek faize faiz yürütülmesine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-Davacı avukat lehine karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesi için, bu alacağın tahsili gerekir. Mahkemece alacağın tahsil edilip edilmediği araştırılmadan eksik inceleme ile karşı yan vekalet ücretine de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1.55 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 75.00 TL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.