YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1299
KARAR NO : 2010/7402
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı dava dilekçesi ile; Davalı ile 11.06.2007 tarihli Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeden doğan alacağının ödenmediğini, yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi neticesi takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacı ile arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde imzanın vekâleten atıldığına dair bir ibarenin bulunmadığını, daha sonra delil listesi ile bu hususun ileri sürüldüğünü, davayı genişletme talebine muvafakat vermediklerini, Kendisi ile dava dışı yüklenici firma arasında yapılan sözleşmeye göre, yapı denetim masrafının da yüklenici firmaya ait olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2010/1299-7402
Takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile aralarındaki sözleşme ilişkisine dayanarak ilamsız icra takibi yapmış ve belge olarak da 11.06.2007 tarihli sözleşmeyi ibraz etmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasındaki sözleşme, davalının vekili vasıtası ile imzalanmış olup, Sözleşme tarihinde taşınmazın birden fazla hissedarının olduğu anlaşılmakta , ancak sözleşmeden doğan ücretin tamamından yalnızca davalının sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde; davalının hissesi oranında sorumlu tutulması gerekmekte iken, yazılı şekilde hüküm tesisi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.