YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4796
KARAR NO : 2012/6212
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/1985-31/12/1998 tarihleri arasında çakışan SSK’ya tabi süreler hariç Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi çakışan zorunlu sigortalı çalışmaları haricinde 01.01.1985 – 31.12.1998 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Somut olayda; davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01.01.1985 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, ancak aralıklı olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı, bu nedenle davalı Kurumca 30.04.1986 tarihi itibariyle Tarım … sigortalılığının sona erdirildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Tarım … sigortalısının kısa süreli olarak SSK’ya tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ” sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının,kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin,tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, … Kooperatifleri ile Birliği ve … Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Mahkemenin, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğunu göz önünde bulundurarak öncelikle nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını ilgili tapu idaresinden, özel idareden, belediyeden araştırarak, köy muhtarı ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişileri tanık olarak dinleyerek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken eksik araştırma ile sonuca gitmesi yerinde değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.