YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3345
KARAR NO : 2012/6137
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 01/12/1983 tarihinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1983 olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Davacıya ait 01.12.1983 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ; davacının 01.12.1983 tarihinde (2729) sigorta nolu işyerinde çalışmaya başladığına dair imzalı işe giriş bildirgesinin 4.1.1984 tarihinde Kurum kaydına alındığı, işyerinden 1983/1,2. dönem bordrolarının verildiği, ücret bordrosu düzenlenmediği, davacının bildirge tarihinde 19 yaşında olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince tartışılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanık, işveren kayıtlarına geçmiş kişilerden olup aynı zamanda işverenin oğlu olmakla ve davacının çalışmasına dair vermiş olduğu bilgilerin somut olgulara dayanmasına göre, artık tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece davacının isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.