Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/6936 E. 2012/7019 K. 30.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6936
KARAR NO : 2012/7019
KARAR TARİHİ : 30.04.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 25/06/1983 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, sigortalılık başlangıcının 25.6.1983 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 108.maddesinin 1.fıkrasında; ” Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihdir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasanın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasanın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınarak; davanın kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir.
Somut olayda, davacının 25.6.1983 tarihinde … sicil sayılı SS … … Kooperatifine ait … ili … ilçesi … Beldesi … mevkiinde bulunan “inşaat işyeri” işyerinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve davacının bu tarihten itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığını gösteren “sigortalı sicil kartı” nın düzenlendiği anlaşılmakta ise de mahkemece davacının çalışma olgusu yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davacının çalışma olgusunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak …, davalı kooperatifin ilk kuruluşundan itibaren ticaret sicil dosyasının onaylı ve eksiksiz bir örneğini … Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirterek kooperatifin yetkili organlarının taşınmaz edinme, sigortalı çalıştırma ve inşaata başlama yönünde bir karar ve işlemi olup olmadığını araştırmak, … ili … ilçesinde inşaat yapmak üzere taşınmaz satın alıp almadığını sormak, Kooperatifin … Belediye Başkanlığından inşaat ruhsatı almak amacıyla başvurusu olup olmadığını sormak ve bu yönde yapılan işlemlere ait belge örneklerini istemek, … mevkiinin bağlı bulunduğu köyün veya mahallenin tespite konu dönemdeki muhtar ve ihtiyar meclisi üyelerini dinleyerek herhangi bir inşaat çalışması olup olmadığını sormak, tanık olarak dinlenen …’un da aynı tarihte çalışmaya başladığını gösteren sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmesi nedeniyle Kurumdan davalı işyerine ait işyeri sicil dosyasının eksiksiz bir örneğini getirterek aynı tarihte işe başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesi verilen başkaca kişiler olup olmadığını belirleyerek bu kişileri ve davalı Kooperatifin tespite konu dönemdeki yönetim ve denetim kurulu üyelerini dinlemek, yapılacak araştırma esnasında Kooperatif inşaatının yapımına gerçekten başlanmadığı belirlense dahi davacının bu inşaatın başlaması ve devamını temin etmek amacıyla Kooperatif bünyesinde ve emrinde herhangi bir görev alıp almadığını belirlemek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 30/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.