YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11684
KARAR NO : 2010/3772
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, davalı şirketin 29.06.2007 tarihli vekaletnamesi ile 31.12.2007 tarihine kadar vekilliğini üstlendiğini, davalının talep ve talimatı doğrultusunda … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/151 D…. sayılı 25.12.2007 tarihli ve 2007/155 D … sayılı 05.11.2007 tarihli ihtiyat-i tedbir kararlarını aldığını, bu kararları takiben 05.11.2007 tarihinde … 18 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/453 Esas ve 13.11.2007 tarihinde de … 25 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/465 esas sayılı davaları açtığını, davalar görülmekte iken şirkete gönderilen 14.01.2008 tarihli ihtarname ile vekaletname süresinin dolduğunu, şirket adına açmış ve takip etmekte olduğu dava ve takipleri vekil olarak takibe devam edebilmesi için vekaletnamenin yenilenmesi gerektiğini ihtar ettiğini, davalı şirketin bu ihtara herhangi bir yanıt vermediği gibi vekaletnamesini de yenilemediğini, vekalet ilişkisinin davalı şirket tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirildiğini, vekalet ücret alacağı nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 31.12.2007 tarihine kadar süreli bir vekalet ilişkisinin bulunduğunu, davacı ile arasında yazılı sözleşme olmadığını, şifai olarak teminat mektuplarının nakde çevrilmemesi halinde 75.000 USD vekalet ücreti alacağından 25.000 USD sinin peşin, kalanının da taksitler halinde Ödenmesi konusunda anlaştıklarını, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi halinde taksitler halinde ödenecek olan vekalet ücretinin kalan taksitlerinin alınmayacağına dair davacı tarafından yazılı taahhüt verildiğini, teminat mektuplarının nakde çevrilmesine rağmen davacıya 79.700,00 TL ücret ödendiğini bu ödemeye karşılık serbest meslek makbuzlarının verilmediğini bu nedenle 49.700,00 TL fazla ücret ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyada bulunan ve taraflar arasında düzenlenen 29.06.2007 tarihli vekaletname ile davacı avukatın 31.12.2007 tarihine kadar davalı şirketin vekilliğini üstlendiği anlaşılmaktadır. Vekaletnamenin süresinin bittiği tarihten sonra davalı şirketin vekaletnamenin süresini uzatmadığı da ihtilaf konusu değildir. Ayrıca yazılı bir vekalet ücret sözleşmesi yapılmamıştır. Mahkemece, vekaletname yenilenmediğinden davalı şirketin vekalet sözleşmesinden vazgeçtiği, davacı avukatın azledildiğini, Avukatlık Kanunu’nun 174/2 maddesine göre davacı avukatın vekalet ücretinin tamamına hak kazanacağı kabul edilmek ve bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davamıza münhasır olan süreli vekaletnamenin müvekkil tarafından süresinin uzatılmaması veya yenilenmemesi, vekilin azli olarak yorumlanamaz. Vekaletnamenin sona erme şekilleri Borçlar Kanunu’nun 396. vd maddeleri ile Avukatlık Kanunu ve HUMK’da açıkça tarif edilmiştir. Bu kanunlardaki hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden çıkan sonuç, müvekkilin vekaletini devam ettirmesine icbar edilemeyeceğidir. Kaldı ki davacı avukat vekaletname alırken, takip ve dava edeceği işlerin ne kadar sürede sonuçlanıp sonuçlanmayacağını öngörmek, mesleğinin icabı olarak bilmek zorundadır, başka bir deyişle öyle kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, davacının sarfettiği emek ve mesaisi,vekaletname süresinin bittiği tarih nazara alınarak, hak ve nesafet kuralları da gözetilmek suretiyle, gerekirse konusunda uzman bilirkişiden yeniden denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemenin açıklanan bu yönleri gözardı ederek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2009/11684-2010/3772
SONUÇ:Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.55 TL. kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 24.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.