Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/14185 E. 2012/11844 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14185
KARAR NO : 2012/11844
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/10/1972-25/09/1974 ve 22/03/1985-31/12/1999 tarihleri arasında Kurumca kabul edilen 01/01/1973-31/05/1973 tarihleri arasındaki süre dışında Esnaf … sigortalısı olduğunun ve 01/08/2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.10.1972-25.09.1974 ve 22.03.1985-31.12.1999 tarihleri arasında Kurumca kabul edilen 01.01.1973-31.05.1973 tarihleri arasındaki süre dışında Esnaf … sigortalısı olduğunun ve 01.08.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili son oturumda davayı ıslah ettiğini belirterek talebini daraltmış, 12.04.1972-25.09.1974 ve 22.03.1985-31.03.1988 tarihleri arasındaki hizmetlerin değerlendirilmesini istemiştir.
Mahkemece, istemin kabulü ile 12.04.1972-25.09.1974 ve 22.03.1985-31.03.1988 tarihleri arasındaki hizmetlerinin isteğ bağlı … sigortalılığı olarak kabulüne, Kurumun terk işleminin ortadan kaldırılmasına, yaşlılık aylığı tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine şeklinde karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389.maddeleri uyarınca kararın hangi hususları içermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.Buna göre, madde de sayılan hususlarla birlikte ,hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Ayrıca,verilen karar ile iki tarafa yüklenilen ve verilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.

Somut olayda, davacının hangi tarih itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının belirtilmesi gerekirken yaşlılık aylığı tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine denilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip hüküm kurulması ve daraltılan talebe göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi de hatalı olmuştur.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.