YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3072
KARAR NO : 2010/13262
KARAR TARİHİ : 14.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ortaklığın feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 16.2.1996 tarihli noterde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi ile kendisine ait taşınmazın dilediği amaçla kullanılmak üzere davalı kullanımına verdiğini, davalının üzerine halı saha ve tesisini inşa ettiğini, kendisinin de yardım ettiğini, elde ettiği gelirden % 25 kar payı verileceği taahhüt edildiği halde verilmediğini, sözleşmede adi ortaklık süresi 8 yıl olarak belirlendiği ve süre dolduğu halde taşınmazı terk etmediğini bildirerek adi ortaklığın feshine,ödenmeyen kar payı ve haksız işgali nedeniyle zararı olarak 40.000 TL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile adi ortak olmadıklarını, sözleşmeye göre % 25 işletme gelirini ödediğini, hukuki ilişkinin adi ortaklık değil hasılat kirası niteliğinde olduğunu, tüm tesisi ve işletme giderlerini kendisinin karşıladığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın müdahalenin meni davası niteliğinde olduğu benimsenerek, davalının müdahalesinin menine, 40.000 TL tazminatın tahsiline dair talebin feragat nedeniyle reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanmış bulunan ve davalı tarafından da imzası inkar edilmeyen 16.2.1996 tarihli sözleşme ile davacıya ait taşınmaz 8 yıl süre ile davalı tarafından dilediği şekilde tasarruf edilmek üzere davalıya tahsisi, davalının yapacağı faaliyet sonucu elde ettiği gelirden % 25’ini davacıya ödemeyi, davacının 10.000 TL nakdi 2010/3072-13262
Sermaye koyacağı karalaştırılmıştır. Bu kararlaştırmaya istinaden taşınmaz davalıya tahsis edildiği gibi gerekli inşaat ve abonelikleri ve vs işlemleri takip etmesi için davacı davalıya vekaletname ve muvafakatname de vermiştir. Davalının taşınmaz üzerine kendi parselini de birlikte kullanarak halı saha ve tesis inşa ettiği ve davalının ortağı olduğu sözleşme ile aynı yıl kurulan dava dışı şirket tarafından işletildiği, işyeri açma ruhsatının davalı üzerine olduğu dosya kapsamından anlaşıldığı gibi taraflar arasında da tartışmalı değildir. Davacı 10.000 TL nakdi sermaye koymadığını ancak emeğini koyarak 100 traktör de inşaat için taş getirdiğini, kar payı ödenmediğini bildirmiştir.Davalı taşınmaz üzerindeki tesisi kendisinin yaptığını, sözleşmeye göre % 25 payını ödediğini,adi ortaklık ilişkisi değil hasılat kirası ilişkisi bulunduğunu savunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmeye istinaden verilen vekaletname ve muvafakatname birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında BK.nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu açıkça anlaşıldığı gibi yönetici ortağın davalı taraf olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Davacının sermaye payını ödeyip ödemediği, harcamalara katılıp katılmadığı da yöntemine uygun olarak araştırılarak, adi ortaklıkta ortaklardan birinin sermaye koyma borcunu yerine getirmediği, yine harcamalara katılması gerekirken katılmadığı sabit olsa dahi bu hususlar, ortaklığın tasfiyesine engel değil, ancak tasfiye sırasında gözetilmesi gereken durumlar olarak değerlendirilmelidir. Aynı şekilde mahkemece verilecek süre sonunda yönetici ortak tarafından ortaklık defterlerinin ve hesap listesinin verilmesi aksi halde, yönetici ortağın hesap vermekten kaçındığına ilişkin hukuki sonuç doğuracaktır. O halde davanın adi ortaklık davası olarak tavsifi ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekir.BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır.Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir. Dava konusu olayda sözleşmede tasfiye ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığından tasfiyenin BK.nun 539. ve devamı maddelerine göre yapılması zorunlu olup, bunun için mahkemece öncelikle yönetici ortak olan davalıdan, kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve ortaklıkla ilgili tüm 2010/3072-13262
Belge ve faturaların ibrazı ile ortaklıkla ilgili hesap listesi istenilmeli, ortakların gerek tasfiye şekli gerekse hesap listesi üzerinde uyuştukları ve uyuşamadıkları noktalar saptanmalı, uyuşamadıkları noktalarda tarafların delil ve karşı delilleri sorulup toplanmalı, yönetici ortağın hesap listesi vermemesi durumunda hesap vermekten kaçındığı kabul edilmeli, bu durumda mevcut delillere göre hüküm kurulmalı, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve vermiş oldukları sermaye iade edilmeli, bundan sonra varsa kalan miktar ortaklar arasında paylaştırılmalı, tasfiye bu şekilde tamamlanmalıdır.
Mahkemece, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın müdahalenin meni davası olarak nitelendirilerek müdahalenin menine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın taraflar yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 17,15 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15,60 TL peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, 14.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.