YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23826
KARAR NO : 2013/15502
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, milli bayram ve yıllık izin ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat ….. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parası ile aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.06.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı işçi, işyerinde işveren tarafından diğer işçilerin yanında hakaret edildiğini, kendisine hırsız muamelesi yapıldığını beyan ederek, işyerinden bu nedenle ayrıldığını söyleyerek kıdem tazminatını talep ve dava etmiştir.
Her ne kadar olayı gören davacı tanığı yok ise de, davalı tanığı Mustafa Yılmaz ifadesinde “… bunu patron görünce davacıya işçilerin ortasında hırsızlık yapıyorsun gibisinden, bu sonucu doğuracak sözler söylerek bağırıp çağırdı. Davacı buna üzüldü ve bir süre sonra patrona 15-20 gün sonra işi bırakacağını söyledi…” demiştir.
İş hukukunda işçi lehine yorum ilkesi geçerlidir.
Buna rağmen; işverene husumetli işçilerin birbirlerine şahitliklerini kabul etmiyoruz. İşçinin ailesinden olan kişileri tanık olarak kabul etmiyoruz. Davalının kendi tanığı davacı lehine beyanda bulunuyor, “davalının tanığının davalı aleyhine tanıklık yapması kabul edilemez” diyoruz. Bunu anlamakta güçlük çektim. Neden kabul edilemeyeceğini bana birisinin ikna edici şekilde anlatması lazım.
Kaldı ki; davalı ve tanıkları davacının kahvehane açtığını söylediler. Bunu da yargılama boyunca ispat edemediler.
Kanaatimce, olayda işçinin haklı feshi vardır.
Her ne kadar davacı 4857 sayılı Kanun’un 26. maddesindeki 6 iş günü hak düşürücü süreyi kaçırmış ise de; davalı taraf bunu ileri sürmedi. Biz davalının vekili değiliz. Bunu davalının vekili ileri sürmeliydi.
Sonuç olarak davacı kıdem tazminatına hak kazanmıştır. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir. Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 25.06.2013