Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9534 E. 2010/16645 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9534
KARAR NO : 2010/16645
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Davalı Müteahhit …..dan sözleşme ile bir daire satın aldığını, sözleşmeye göre dairenin teslim tarihinin 31.12.2004 olduğunu ancak dairenin 19.06.2007 tarihinde tapuda devredildiğini dava tarihi itibariyle henüz oturma ruhsatı alamadığını, oturma ruhsatını alamadığı için dava tarihi itibariyle sözleşmeye uygun geçerli bir teslimatın söz konusu olmadığını belirterek geç teslimden dolayı fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 18.000,00 TL(kira geliri) tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 5.151,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazla isteğin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve
2010/9534-16645
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta Davalının müteahhit olup, Dava dışı arsa sahipleri ile 17.07.1997 tarihinde yaptığı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi neticesinde kendisine düşen dairenin davacıya satışını yaptığı, davacının eldeki dava ile dairenin geç tesliminden kaynaklanan kira kaybını talep ettiği, buna göre davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1-Taraflarca temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 69.95 TL. temyiz harcının istek halinde hem davacıya hemde davalı …’a iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.