Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13280 E. 2010/3716 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13280
KARAR NO : 2010/3716
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, davalının avukat olduğunu, kurumlarına ait dosyaların hukuki takibi için sözleşme yapıldığını, davalının kendisine tevdi edilen dosyaları süresinde hukuki takibe koymadığı için zamanaşımına uğradığını, davalı ile yapılan sözleşmenin 03.05.2007 tarihli azilname ile fesih edildiğini, davalının görevini yapmaması nedeniyle yasal takip imkanı kalmayan 16.008 YTL rucu alacağının, ödenmesinin davalıdan talep edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle 5.008 YTL’nin ödeme tarihi olan 04.10.2005 tarihinden,11.000 YTL’nin 27.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, rucu alacağına konu her iki dosyada da zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, bu süre dolmadan davacıya dosyaların iade edildiğini, davacının bu sürenin geçmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, araç hasar dosyasını icra takibine koyduğunu, herhangi bir itiraz olmadan kesinleştiğini, dosyada başkaca işlem yapılmadan davacı şirkete teslim edildiğini, dava açılsa dahi davanın kazanılıp kazanılamayacağının değerlendirilmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece rucu alacağının davalı tarafından süresinde icra takibi ve dava açılarak yasal takibinin yapılmamasından dolayı zamanaşımına uğramasına sebebiyet verildiği ve davalıya rucu hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekili, davalının süresinde yasal takibe koymaması nedeniyle zamanaşımına uğrayan sigorta rucu alacağının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davalının takiple sorumlu olduğu hasar dosyalarında yaptırılan bilirkişi incelemesinde sigorta şirketinin yaptığı ödeme miktarının gerçek hasar miktarı ile uyumlu olduğu tespit edilmiş ise de, hasarlardan sorumlu 3. kişilere rucu imkanı doğuran kusur durumuna ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece rucu alacağına konu hasar dosyaları itibariyle 3. kişilere rucu imkanı veren sorumluluğa esas kusur durumuna yönelik bilirkişi incelemesi yapılmalı, kusur durumu tespit edilmeli, belirlenen kusur durumuna göre davalı, zamanaşımı süresinde üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirerek 3. kişilere karşı gerekli rucu davalarını açmış olsa idi, bu sigorta ödemelerine konu miktarların hangi oranda kabul göreceği olasılıkları değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 200.70 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.