Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9735 E. 2010/12490 K. 01.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9735
KARAR NO : 2010/12490
KARAR TARİHİ : 01.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile aralarında tüketici kredisi sözleşmesi düzenlendiğini, onay makamının kredi kullanımını kabul etmediği gerekçesi ile paranın verilmediğini, buna rağmen aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek takipten dolayı borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 10.maddesinde Tüketici kredisi düzenlenmiştir.
2010/9735-12490
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasa kapsamında Tüketici kredisi sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınır. Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, ayrı mahkeme yoksa tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde genel mahkeme sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Buna göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince hükmün BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.