YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8183
KARAR NO : 2013/9275
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kuruluş evraklarının incelenmesinde geçici yönetim kurulu üyelerinin mal beyanlarını, kapalı zarf usulü verdiklerinin görüldüğünü, yönetmelik hükümlerine göre verilmediğinin tespit edildiğini, yine aynı Kanun’un 8. maddesine göre sendika kurucuları ile sendika tüzüğünün gazetede ilan edilmediğini, bu sebeple 2821 sayılı Kanunu ihlal eden sendika ve kurucular hakkında gerekli kanuni işlemin yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, Öz-Büro İş Sendikasının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 5 ve 6. maddeleriyle ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak kuruluş işlemlerini gerçekleştirmediğini, yönetim kurulu üyelerinin mal bayanlarını yönetmelik hükümlerine göre verilmediğinin tespit edildiğini, yine aynı Kanun’un 8. maddesine göre sendika kurucuları ile sendika tüzüğünün gazetede ilan edilmediğini ifade ederek sendika ve kurucuları hakkında gerekli kanuni işlemin yapılmasını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı sendika temsilcisi, kanun ve yönetmelik gereği mal beyanlarının süresinde usulüne uygun şekilde verildiğini, kanuni süre beklenmeden dava açıldığını, sendikanın yeni kurulduğunu ve henüz aidat geliri olmadığından ilan yapılamadığını, tüzüğün ve kurucuların gazetede ilanına ilişkin eksikliğin kapatılmayı gerektiren bir durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, kanunda belirtilen şekilde ilgililere ilişkin eş ve velayetleri altındaki çocuklarına ait mal beyannamelerinin teslim edildiği, tüzük ve kurucuların ilan edilmemesi eksikliğinin sendikanın durdurulması veya kapatılması gerekçesi olarak öngörülmediği, bu durumun idari para cezasını gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık sendikanın faaliyetinin durdurulmasının şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle 2821 sayılı Kanun’un 8. maddesinde yer alan ilan, tüzel kişilik kazandıktan sonra yapılması gereken bir işlem olup ilan yapılmaması kabahat türünden idari para cezası gerektiren bir durumdur. Mahkemenin bu konudaki gerekçesi isabetlidir.
Öte taraftan 6356 sayılı Kanun’un 6. maddesinde kurucularda aranacak nitelikler düzenlenmiştir. Kanun’un 7. maddesinde ise kuruluş usulü açıklanmıştır. Söz konusu maddenin 3. fıkrasında, “Tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş şartlarının sağlanmadığının anlaşılması hâlinde ilgili valilik kanuna aykırılık veya eksikliklerin bir ay içinde giderilmesini ister. Bu süre içinde kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmemesi hâlinde, Bakanlığın veya ilgili valiliğin başvurusu üzerine mahkeme, gerekli gördüğü takdirde kurucuları da dinleyerek üç iş günü içinde kuruluşun faaliyetinin durdurulmasına karar verebilir. Mahkeme kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir.” denilmiştir. Hükmün yollamada bulunduğu 7. maddenin 1. fıkrasında sadece “kurucuların kurucu olabilme şartlarına sahip olduklarını ifade eden yazılı beyanları” ile yetinilip “ilk genel kurula kadar kuruluşu sevk ve idare edecekler ile bunların eşleri ve velayetleri altında çocuklarına ait noterden tasdikli mal bildirimlerinin verilmiş olmasına” kuruluş prosedürü içinde yer verilmediğinden 6356 sayılı Kanun ile birlikte kurucuların mal bildiriminde bulunmaması sendikanın faaliyetinin durdurulması ve kapatılmasına yol açacak bir neden olmaktan çıkarılmıştır.
Ayrıca Sendika ve Konfederasyonların Kuruluşunda İstenecek Belgelerin Şekil İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik halen yürürlükte olsa dahi gerek normlar hiyerarşisi gerekse 6356 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi karşısında yönetmelik hükümleri uyarınca ilk genel kurula kadar kuruluşu sevk ve idare edecekler ile bunların eşleri ve velayetleri altında çocuklarına ait noterden tasdikli mal bildirimlerinin verilmemiş olmasının sendikanın faaliyetinin durdurulmasına neden olabileceği de söylenemez.
Görüldüğü üzere, kanunun kuruluş için zorunlu kabul ettiği bir husus, yine kanunda yapılan değişikle kuruluş için zorunlu bir unsur olmaktan çıkarılmıştır. Söz konusu değişiklik sendikal özgürlükleri genişletici, dışarıdan yapılacak müdahaleyi azaltıcı niteliktedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki hem mülga 2821 sayılı Kanun’un konuya ilişkin 6. ve 54. madde hükümlerindeki hem de 6356 sayılı Kanun’un 7. maddesi hükmündeki amaç, sendikanın faaliyetinin durdurulması ya da kapatılması olmayıp kanuna aykırılık veya eksikliğin giderilmesi için sendikanın zorlanmasıdır. Nitekim sendikaya kanuna aykırılığı ya da eksikliği gidermesi için süre verilmesi de bu yüzdendir. Somut olayda ise giderilmediği takdirde sendikanın faaliyetinin durdurulması ve kapatılmasını gerektiren eksiklik bizzat kanun tarafından eksiklik olmaktan çıkarıldığından davanın reddi kararı isabetli olup davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ilave bu gerekçe ile ONANMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.