YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9757
KARAR NO : 2010/3540
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının muhtelif abonelikleri nedeniyle tahakkuk ettirilen faturaları ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 86.873.613.000-TL asıl alacak ve su bedeli, 740.508.252.000-TL gecikme cezası, 126.474.811.620-TL gecikme cezası KDV’si olmak üzere toplam 953.356.676.620-TL’nin, asıl alacağa uygulanacak gecikme cezası ve KDV’si ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, atık su bedelinin çevre temizlik vergisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu vergiden muaf olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 79.526,35-YTL asıl alacak, 3.953,70-YTL yasal faiz, 854.472,61-YTL gecikme zammı ve KDV’si olmak üzere toplam 937.952,66-YTL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin Takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının muhtelif su abonelikleri nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura borçlarını ödemediğini ileri sürerek, ödenmeyen bedelin tahsilini istemiştir. Davalı, talep edilen bedellerin atık suya ilişkin olduğunu, atık su bedellerinin çevre temizlik vergisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, faturaların iptali için vergi mahkemelerinde açılan davaların lehine sonuçlandığını, şimdi aynı fatura bedellerinin tahsilinin talep edildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davaya konu edilen bazı dönem faturalarının iptali için davalı tarafından vergi Mahkemesine ayrı ayrı davalar açıldığı, genel bütçeli bir idare olan davalının 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44. maddesine göre çevre temizlik vergisinden ve atıksu bedelinden muaf olduğu gerekçesiyle bir kısım tahakkuk işlemlerinin ptal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, kesinleşen vergi mahkemesi kararları ile iptal edilen davaya konu tahakkuk işlemlerinin tespit edilerek su borcundan düşülmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının bütün, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1,55 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 12.663,00 TL peşin alınan harcın davalıya iadesine, 18.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.