Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/11193 E. 2013/12810 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11193
KARAR NO : 2013/12810
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, Bakanlığın işkolu tespit kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacı şirket ile T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı İstanbul İl Özel İdaresi Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi, İstanbul Bayrampaşa Devlet Hastanesi, Bursa Çekirge Devlet Hastanesi, Tekirdağ Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi, İzmir Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi ile hasta yönlendirme ve danışma elemanı hizmet alım işlerini konu edinen hizmet alım sözleşmeleri yaptığını, yine aynı bakanlığa bağlı İstanbul İl Özel İdaresi Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Siyami Ersek Hastanesi, İstanbul Süreyya Paşa Hastanesi, İstanbul Bayrampaşa Hastanesi, Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kağıthane Devlet Hastanesi arasında temizlik elemanı hizmet alım işlerini konu edinen hizmet alım sözleşmeleri yapıldığını, davalı bakanlıkça haksız olarak her ihale için ayrı işkolu tespit kararı verilerek ihale kapsamında yapılan işlerin işkolları tüzüğünün 24 sıra numaralı “sağlık” işkoluna girdiğinin belirlendiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, davalı şirketin şirket ana tüzüğüne göre “büro işlemleri, bilgi işlem, genel personel ve temizlik” gibi işleri yaptığını, şirket merkezi dışında ihale suretiyle iş yapılan işyerlerinde toplam 1981 işçi çalıştığını, bunlardan 1608 işçinin temizlik, 61 işçinin bilgi işlem, 312 işçinin ise veri hazırlama işinde çalıştığını, görüldüğü gibi davacı şirketin asıl işinin temizlik işi olduğunu ve 28 sıra numaralı “genel işler” işkoluna girdiğini iddia ederek davalı bakanlığın işkolu tespit kararının iptalini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili; T. Sağlık İş Sendikasının başvurusu üzerine müvekkili Bakanlıkça yapılan incelemede davacı şirketin hizmet verdiği işyerlerinde yapılan işlerin yardımcı iş niteliğinde olması sebebiyle iş kolları tüzüğünün 24 sıra nolu “Sağlık” iş kolunda yer aldığının tespit edildiğini, bu kararın resmi gazetede yayınlandığını, açılan bu davanın sadece davacı ve davalıya değil çalışma hayatında yer alan bütün sosyal tarafları ilgilendirdiğini, davaya toplu iş sözleşmesi yetkisine sahip sendika ve iş kolunda örgütlü diğer sendikaların dahil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara; işyerlerinde temizlik, veri hazırlama, yazılım, bilgi işlem, hasta kabul, hasta taburcu işlemleri gibi tıbbi sekreterlik işlerinin yapıldığı, tüm işyerlerinin hastane olduğu asıl işin sağlık işkoluna giren işler olduğu, diğer işlerin ise yardımcı iş niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 4. maddesinde, “Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tespit ile ilgili kararını Resmi Gazetede yayımlar. Kararın yayımını müteakip bu tespite karşı ilgililer iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemede onbeş gün içinde dava açabilirler. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.” denilmiştir.
Aynı Kanun’un 60. maddesinde “işçi ve işveren sendikalarının kurulabilecekleri işkolları aşağıda belirtilmiştir.” denilerek 24 sıra numarasında “Sağlık” ve 28 sıra numarasında ise “Genel işler” iş kollarına yer verilmiştir. Bununla birlikte yine aynı maddede “Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılır. Bir işkoluna giren işlerin neler olacağı, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü de alınarak ve uluslararası normlar da göz önünde bulundurularak bir tüzükle düzenlenir…” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca Sendikalar Kanunu’nun 60. maddesi ile atıfta bulunulan İş Kolları Tüzüğü’nün 2. maddesinde iş kollarına giren işlerin neler olduğunun ekli listede gösterildiği belirtilmiştir. Ekli liste 24. sıra numarası sağlık iş koluna ilişkin olup, buna göre sağlık işleri “Hastaneler, sanatoryumlar, bakım ve dinlenme evleri, doğum ve çocuk bakım evleri, kreşler, doktor muayenehaneleri klinikler gibi sağlık kuruluşları, diş klinikleri, röntgen muayenehaneleri ve benzerleri ile hayvan bakım evlerinde yapılan her türlü sağlık işleri” olarak açıklanmıştır. Ekli listenin 28. sıra numarası ise genel işler iş koluna ilişkin olup, buna göre genel işler “Belediyelerin 24 sıra numaralı sağlık işkoluna giren işleri dışındaki belediye hizmetlerine ilişkin işlerle bu Tüzükte yer almayan işlerde, Sendikalar Kanunu’na göre işçi niteliği taşıyanlarca yapılan işler.” şeklinde belirtilmiştir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 3. maddesinde toplu iş sözleşmesi kapsam ve düzeyi açıklanmıştır. Anılan maddeye göre, “Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denir…”
Diğer taraftan dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4. maddesinde, “İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır. Bir işkoluna giren işler, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.” denilirken aynı Kanun’un 5. maddesinde ise “Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmî Gazetede yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi hâlinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.” İfadesine yer verilmiştir. İlgili madde gereğince dava tarihinden sonra yürürlüğe giren işkolları yönetmeliğine göre, “Sağlık ve Sosyal Hizmetler” işkolu 17 numaralı iş kolu olarak düzenlenirken “Genel İşler” işkolu 20. sırada yer almıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tespit kapsamındaki işyerlerinde yapılan işin genel işler işkoluna mı yoksa sağlık işleri iş koluna mı girdiği noktasında toplanmaktadır.
Davacı şirket ticaret sicil kayıtlarına göre, şirketin merkezi İstanbul ili Bağcılar ilçesi olup şirketin faaliyet alanı olarak sağlık, temizlik, gıda, bilgi işlem ve otomasyon, turizm gibi çok sayıda alan belirlendiği görülmektedir. Davacı şirketin bu kapsamda Sağlık Bakanlığına bağlı onbir tane hastane ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmelerin konusunun çoğunlukla temizlik ve ilaçlama işleri olduğu, ancak bazı sözleşmelerde veri hazırlama ve kontrol hizmeti sözleşme gereği yapılacak işi oluştururken diğer bazı sözleşmelerde ise hastane danışma, hasta karşılama ve yönlendirme hizmeti işinin sözleşmeyle taahhüt edilen iş olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı şirketin dava dilekçesi ekinde Maliye Bakanlığı ile Kartal Koşuyolu temizlik işinin de alındığının ifade edildiği gözlemlenmektedir.
Öncelikle alt işverenlerin işyeri ya da işyerleri coğrafi olarak asıl işverenin işyeri içinde yer alsa bile hukuken ayrı işyeri ya da işyerleri niteliğindedir. Alt işveren, asıl işverenden ayrı olarak işveren sıfatına sahiptir. Alt işveren işyeri ya da işyerleri için yapılacak işkolu tespitinin asıl işverenin işyeri ya da işyerlerinden bağımsız yapılması gerektiği açıktır. Mahkemece sadece iş müfettişi raporu ile hizmet alım sözleşmelerine göre hüküm kurulmuş olup yetersiz dosya kapsamına göre davacı şirketin hizmet alım sözleşmeleri kapsamında işyerlerinde yaptığı tüm işlerin sağlık işkoluna giren işlere yardımcı iş olarak kabul edilip davanın reddedilmesi hatalıdır.
İş kolu tespit talebinde T. Sağlık İşçileri Sendikası tarafından davacı şirketin ihaleyle iş aldığı hastanelerde çalıştırdığı işçilerin hangi adla çalıştırılırsa çalıştırılsın doğrudan sağlık işkoluna giren işleri yaptıkları iddia edilmektedir. Bu sebeple işçilerin fiilen yaptıkları işin belirlenmesi noktasında, uyuşmazlık konusu işkollarında yapılan işler bakımından uzman bilirkişilerle işyerlerinde keşif yapılmalı ve bilirkişilerden rapor alınmalıdır. Burada özellikle her bir işyerinde yapılan iş, birden fazla iş yapılırsa ağırlık iş belirlenerek farklı işkoluna giren işlerin yapıldığı kaç tane farklı işyerinin olduğu tespit edildikten sonra aynı işkoluna giren işlerin yapıldığı işyerleri işletme kabul edilip davacı şirkete ait kaç tane işletme olduğu ortaya konulmalıdır. Yine tek bir işletme ya da birden fazla işletmenin olduğu hallerde işletme merkezleri de tartışılarak yetkili olunup olunmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Öte taraftan ağırlıklı iş belirlenirken de işçilerin hangi işleri yaptıkları, birden fazla iş yapılıyorsa işçilere göre istatistiksel verilerin nasıl olduğu, bir işçi birden fazla iş yapıyorsa ayrı ayrı zamanının ne kadarını söz konusu işlere ayırdığı, yaptığı işler bakımından eğitim almasının gerekip gerekmediği, gerekiyorsa bu eğitimin verilip verilmediği, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışan alt işveren işçilerinin üstlenilen işleri yapmak için yeterli olup olmadıkları gibi kriterler dikkate alınmalıdır.
2-Ayrıca dava iş kolu tespitine itiraz davası olup tespiti yapılan iş kolunda yer alan sendikaların dava sonucundan etkilenecek olmaları sebebiyle davaya dahil edilmesi gereklidir. Mahkemece tespit kararından etkilenecek işyerlerinde örgütlenmiş veya işkolu tespit kararında işyerinin girdiği işkolu olarak gösterilen sendikaların davaya dahil edilerek göstereceği deliller ve karşı deliller toplanıp birlikte bir değerlendirme yapılmalıdır. Bunun yapılmayarak davanın sadece bakanlığa karşı görülmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.