YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12463
KARAR NO : 2010/2523
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı müteahhit …’dan konut satın aldığını,diğer davalıların ise arsa maliklerı oldugunu, 2007 yılı Ağustos ayında binada çatlaklar oluştuğunu davalıları durumdan haberdar ettiği halde sonuç alamadığını, binanın oturulamaz halde ve gizlı ayıplı olduğunu, ileri sürerek; kira kaybı bedeli, güçlendirme bedeli, dairenın sıva ve badana bedeli, taşınması nedeniyle nakliye bedeli, dış cephe boyasından payına düşen bedel, basınç mukavemet raporları için payına düşen bedel ve manevi tazminat olmak üzere toplam 22.768- YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, arsa sahibi davalılar hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı yüklenici … hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, toplam 20.112 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davaya konu taşınmazın sistem betonlarının projesinde öngörülen beton dayanımından yaklaşık olarak % 56 daha düşük basınç dayanımına sahip oldukları, projesinde öngörülen güven seviyesinde ve performansta yapılmadığı, zemin etüdünün yaptırılmadığı, temeller projelendirilirken zemin emniyet gerilmesinin olması Gereken değerden daha yüksek alındığı, yörede oluşan depremlerin tetiklemesi ile yapısal çatlakların ortaya çıktığı, binanın mevcut hali ile kullanılmasının olası bir depremde önemli derecede risk taşıdığı, yapının kullanılabilmesi için kesin olarak güçlendirilmesi gerektiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı, binayı boşaltmak zorunda kalması nedeniyle, binanın oturulamaz hale geldiği tarihten itibaren kira kaybı bedeli isteyebilir. Mahkemece, davacının evi tahliye ettiğini beyan ettiği tarihten itibaren dava tarihine kadar hesaplanan kira kaybı bedeline hükmedilmiş ise de, binanın hangi tarihten itibaren oturulamaz hale geldiği konusunda bir araştırma yapılmamıştır. O halde mahkemece, konusunda uzman bilirkişi yada heyeti aracılığıyla, binanın hangi tarihten itibaren oturulamaz hale geldiği tespit edilmeli, belirlenecek tarih davacının evi tahliye ettiğini beyan ettiği tarihten daha sonra ise bu tarih esas alınarak dava tarihine kadar davacının elde etmesi muhtemel kira kaybı miktarı belirlenip, davacı talebi de nazara alınarak sonucuna uygun karar verilmelidir. Aksi halde, dosya içinde bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yönün gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının bütün, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASıNA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.