YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8510
KARAR NO : 2012/7003
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 11/12/1999-09/03/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 11.12.1999-09.03.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının 10.2.2001-31.7.2001 ve 22.05.2002-01.04.2003 tarihleri arasında “1070143.16” sicil sayılı davalı işyerinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği, 7.8.2001-22.11.2001 tarihleri arasında “11055697.16” sicil sayılı başka bir işyerinde çalışması bulunduğu, … 5.İş Mahkemesinin 23.10.2007 gün ve 2006/524 Esas, 2007/1205 Karar sayılı kararı ile davacının davalı işyerinde 10.8.1999-01.03.2006 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, işçilik alacaklarına ilişkin davada Kurum taraf olmadığından verilen karar kesin delil niteliğine sahip değil ise de güçlü delil niteliğinde bulunduğu, dinlenen tanıkların davalı işyerinde geçen çalışma süresi tespite konu dönemin tamamını kapsamamakla birlikte davacının 1999-2006 yılları arasında kesintisiz çalışması bulunduğunu ifade ettikleri, işveren vekilinin Kurum müfettişine; davacının 2001 yılından itibaren kesintili olarak çalışması bulunduğunu ifade etmesine karşın puantaj kayıtlları ibraz edemediği ve böylece davacının tespite konu dönemde davalı işyerinden bildirilen sigortalı çalışmaları dışında da çalışmaları bulunduğu yönünde güçlü deliller bulunmasına karşın mahkemece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının özlük dosyasını ve tespite konu döneme ait aylık ücret tediye bordrolarını işyerinden istemek, davalı işyerinin dava konusu dönemde faal olup olmadığının belirlenmesi amacıyla vergi kayıtlarını getirtmek, davalı işverenin davacının çalışmalarının kesintili ve kısmi olduğunu iddia etmesi nedeniyle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 102.maddesinin 12.bendine göre davacının ay içerisinde 30 günden az çalıştığını kanıtlayan belgeler ile “Eksik Gün Bildirimine İlişkin Bilgi Formu” ( EK-10) olup olmadığını işverenden ve Kurumdan sormak, davacının dava konusu dönem içerisinde başka bir işyerinde çalışması bulunduğu anlaşılmakla bu işyerinin adresini ve işyeri ünvanını Kurumdan sorarak davalı işyeri ile herhangi bir bağlantısı olup olmadığını belirlemek, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, dinlenen bordro ve komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.