Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/6943 E. 2012/6235 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6943
KARAR NO : 2012/6235
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, itibari hizmet süresinin tespitine, fiili hizmet süresine eklenmesine, sigortalılık süresinin fiili ve itibari hizmet süresi toplamı olarak belirlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın Ek-5. Maddesi 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 106.maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, 5510 sayılı Yasa’nın 40. maddesindeki düzenlemeyle de davacının çalıştığını ileri sürdüğü iş kolu kapsamdan çıkarılmıştır. Bu nedenle mahkemece davacının 01.10.2008 tarihinden sonra davalı işyerinde geçen çalışmalarının da itibari hizmet süresi kapsamında olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, 506 sayılı Yasa’nın Ek-5. Maddesine göre itibari hizmet süresi işveren tarafından Kuruma bildirilen sigortalı çalışma gün sayısı üzerinden hesaplanır. Sigorta yılı 360 gün olup fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır. Mahkemece, davacının fabrikanın hangi bölümünde ve ne kadar süreyle çalıştığını gösteren ve davalı işveren tarafından sunulan cetvelde yer alan süreler nazara alınarak yapılan hesaplamada bazı dönemlerde çalışılan gün sayısının 360 günden fazla kabul edilmesi suretiyle fazla itibari hizmet süresine hükmedilmesi de usul ve Yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun ve davalı …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Fabrikasına iadesine, 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.