Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3762 E. 2010/12595 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3762
KARAR NO : 2010/12595
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacılar, tarafların ortak murisi … İzmirli tarafından davalıya verilen vekaletname ile davaya konu 41 ve 46 parsel nolu taşınmazların satıldığını, satış bedeli olarak murisin ölümünden sonra davalı tarafından her birinin hesabına 35.000 TL yatırıldığını, vekaletnamenin verildiği tarihte murislerinin fiil ehliyetinin bulunmadığını, taşınmazların gerçek satış bedellerinin bölge rayiç değerleri itibariyle daha yüksek olduğunu, taşımazın satış bedelinden intikal ettirilmeyen 10.000 TL’nin davalıdan tahsilini, bunun mümkün olmaması halinde saklı payları yönünden lehlerine tenkise karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı, Murise hastalığı döneminde kendisinin baktığını davacıların ilgilenmediğini, o dönemde murisin akli dengesinin yerinde olduğunu, taşınmazın 125.000 TL satıldığını, bu satış bedelinden 10.220,25 YTL taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığın, 435 TL alım harcı ve 23.25 TL ipoteğin fekki harcı yatırıldığını, 1.611,96 TL taşınmazın birikmiş elektrik borcunun ödendiğini, böylece rayiç değerin %10 bu giderlere harcandığını, murisin bakımı için harcanan bakıcı ve diğer giderlere harcandığını, davacılara 37.537,50 TL hesaplarına havale edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının, davacıların murisi … İzmirli adına
2010-3762-12495
tapuya kayıtlı taşınmazları, murisin verdiği vekaletnameye dayalı olarak vekili sıfatıyla üçüncü kişiye sattığı ve satış bedelinin davalı vekil tarafından alındığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacıların bu davadaki alacak isteminin, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle … görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (BK. md. 390/2) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Mahkemece iade yükümlüğünün tesbitinde, taşınmazların davalı tarafından üçüncü kişiye satıldığı tarihi itibariyle gerçek sürüm değerleri esas alınmış ise de,davalı savunmasında taşınmazın satışı sırasında taşınmaz üzerinde mevcut ipoteğin kaldırılması için gerekli masraflar ile Elektrik idaresine birikmiş mevcut borçlarının satış bedelinden mahsup edilerek ödendiğini belirtmiştir. Gerçekten de davalı tahsil ettiği paranın bir kısmı ile davacının borçlarını söndürmüş ise, vekil olarak hesap verirken bu hususların göz önüne alınması zorunludur. Bu davada çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık ilgili ayrı bir dava açmaya zorlanamaz. Böyle olunca, mahkemece bu savunma üzerinde durulmalı ve taraflarca sunulan deliller değerlendirilerek ve gerekli araştırma yapılarak davalının savunmasında ileri sürdüğü ipoteğin kaldırılması için yapılan masraflar ile taşınmazlara ait elektrik idaresine birikmiş mevcut borçlarının davalı tarafından ödendiğinin saptanması halinde davacılar payına düşen miktarın davacılar alacağından mahsup edilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Birinci bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 135.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.