Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/894 E. 2010/13259 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/894
KARAR NO : 2010/13259
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı … ve vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, gayrimenkul tellalı olduğunu, davalıya ait taşınmazın şatışına aracılık ettiğini ancak ücretinin ödenmediğini bildirere,tellallık ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, gayrimenkul tellalı olarak davalıya verdiği hizmet karşılığı ücretinin ödenmesini talep etmiştir. BK.404/3.maddesi hükmüne göre garimenkul tellallığı akdi yazılı şekilde yapılmadıkça muteber değildir. Yasanın bu hükmü emredici niteliktedir. Bu şekil şartı ispat değil geçerlilik şartıdır. Bu hususun mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. Yazılı olarak yapılması yasaca öngörülen ve özellikle taraflara karşılıklı hak ve yükümlülükler getiren bir sözleşmenin hukuken geçerlik kazanabilmesi için borç yüklenenlerin imzalarının bulunması ile BK.nun 13.maddesi hükmüne göre mümkündür. Sadece bir tarafın imzaladığı belge hukuken tek taraflı irade açıklaması niteliğini taşır ve hakkın esasına yönelik bulunan şekil
2010/894-13259
eksikliği nedeniyle tarafları bağlayan bir sözleşme kabul edilemez. Bu nitelikteki belgeye dayanan tarafın iyiniyetli olması dahi yazılı şekle ilişkin hukuki esasları etkilemez. O nedenle tellalık sözleşmelerinde her iki tarafın imzalarının bulunması şarttır. Somut olayda davacının dayandığı 8.11.2007 tarihli belge de davacının kendi imzası olmayıp sadece davalının imzası bulunduğu sabittir. Bu durumda geçerli tellalık sözmeşmesinin varlığından bahsedilemez. Dairenin ve HGK.nun sapma göstermeyen içtihatlarıda bu yöndedir.(YHGK.11.10.1974 gün, 1971/4-467 ve 13.HD. 1.10.1991 gün 5835/8712 sayılı kararı) Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 450.00TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.