YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4658
KARAR NO : 2010/17954
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … Yavuz geldi, davacılar adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının 15.3.2004 tarihinde aldığı vekaleti ile davalı adına Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dava dosyaları ile icra dosyalarında avukatlığını yaptıklarını, 18.8.2005 tarihli ihtarla haksız olarak azledildiğini ve yaptığı masraflar ile hakettiği vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000 TL. vekalet ücretinin azil tarihinden yasal faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiş, ıslah ile de talep sonucunu artırmıştır.
Davalı, davacıların haklı olarak azledildiğini, icra dosyalarında da bir tahsilat gerçekleşmediğinden vekalet ücretini talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 15.724 TL.nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukatların 15.3.2004 tarihinde aldığı vekalet ile, davalı adına çek keşidecisi aleyhine karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2004/1556 ve 2004/1550 esas sayılı davaları ve alacaklısı davalı olan çeklere dayalı alacakların tahsili için …
2010/4658-17954
4.İcra müdürlüğü’nün 2004/7661 ve … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6898 takip sayılı icra dosyalarını takip ettiği, 18.8.2005 tarihli ihtar ile azledildiği ve taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerle tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı avukatlar, azlin haksız olduğunu, yürüttüğü tüm hukuki hizmetler ile dava ve icra dosyalarından dolayı vekalet ücretinin tümünü hakettiklerini ileri sürerek ödetilmesi isteği ile eldeki davayı açmışlardır.
Davalı ise, davacı avukatların görevini gerektiği şekilde özen göstererek yapmadığını, takip ettikleri icra dosyalarında haczedilip muhafaza altına alınan mahcuzları bilgi ve talimatı olmadan takip borçlusuna teslim ederek alacağın tahsilini imkansızlaştırdıklarını, davacıların yetki verdiği avukat tarafından çek bedellerinin bankalardan haricen tahsil edildiğini ve kendisine ödenmediğini, bu nedenlerle haklı olarak azlettiğini savunmuştur.
Gerçekten de davacı avukatların, vekil olarak borçları BK’nun 389 ve devam maddelerinde gösterilmiş olup, öncelikle vekilin BK.nun 390 maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. Şayet vekili görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, vekil edenin vekilini azli haklıdır. Avukatlık kanununun 174. maddesi hükmüne göre azil haklı ise avukatlık ücretinin ödenmesi gerekmez, haksız azil halinde ise ücretin tamamına avukat hak kazanır.
Mahkemece, Avukatlık Kanunu’nun 164/4 maddesi gereğince % 10 üzerinden hesaplama yapılarak yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davalının azlin haklı olduğuna dair savunması üzerinde gerektiği şekilde durulup araştırılmamıştır. Her şeyden önce, numaraları bildirilen dosyalarda, davacıların görevini yerine getirip getirmediği, bir ihmal ve kusurlarının olup olmadığı, özellikle mahcuz malların davacı avukatlar tarafından yediemin değişikliği talep edilip takip borçlusuna teslim edilmesinde, takip dosyalarının tahsilatına etkisinin bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durulmamıştır. Yine dosyaya gönderilen 17.7.2007 tarihli … bankası yazısında, takibin konusunu oluşturan iki adet çekin davacı avukatlar tarafından yetkilendirilen avukat Taşkın Kangal tarafından bankaya ibraz edildiği ve düzeltme hakkının kullanıldığı bildirilmiş olup bu husus üzerinde de durulmamıştır. Öyle olunca, davacı avukatların gerekli şekilde özen ve dikkati göstererek dosyaları takip ettiği, azlin haksız olduğu yönündeki
2010/4658-17954
mahkemenin kabulünün, doğru olup olmadığı denetlenememektedir. Zira kararda azlin haksız olduğuna ilişkin bir değerlendirme de yapılmamıştır. Mahkemece, dava konusu dosyalarda, davacı avukatların bir ihmal ve kusurunun bulunup bulunmadığı, gerektiğinde bilirkişi aracılığı ile araştırılarak, azlin haklı olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar nazara alınmadan aksi düşüncelerle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bent gereği temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 180.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.