Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/9803 E. 2010/2540 K. 03.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9803
KARAR NO : 2010/2540
KARAR TARİHİ : 03.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, kendisine ait taşınmazı satması için 15.08.2001 tarihli vekaletname ile davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının vekili olarak taşınmazı bir üçüncü kişiye 29.08.2001 tarihinde sattığı halde satış bedelini ödemediğini ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7000 TL nin 29.08.2001 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, vekaletnamedeki yetkiye dayanarak satışı gerçekleştirdiğini, satış bedelini de davacıya ödediğini ,ayrıca satış tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık süre geçtiğinden zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş ; hükum, davacı tarafından temyiz edilmistir.
Davalı 1.10.2007 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı ise zamanaşımı definin yasal süresi içinde ileri sürülmediğini bu nedenle reddi gerektiğini savunmuştur.Zamanaşımı bir defi olup davaya cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Şayet cevap süresi içinde ileri sürülmezse karşı taraf savunmanın genişletilmesine muvafakat etmeyebilir. Somut olayda davacı taraf savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediğini bildirmiştir. Ne var ki dosya içerisinde davalıya dava dilekçesinin hangi tarihte tebliğ edildiğine dair tebliğ 2009/9803-2010/2540
parçası yoktur. Mahkemece davalıya dava dilekçesinin hangi tarihte tebliği yapıldığı araştırılarak yasal süre içinde zamanaşımı definde bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.