YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14122
KARAR NO : 2010/6217
KARAR TARİHİ : 05.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,telefonla sürekli aranarak … Tatil köyüne gitmeye ikna edildiğini, her ne kadar alış veriş yapmak zorunda olmadığı kendisine söylense de çeşitli ikna metotları ile devre mülk dairesinin 30 Mart ile 15 Nisan arasındaki döneminin satıldığının söylendiğini ve kredi kartından 540.00 TL. nakit ve iki gün sonrasına bir peşinat senedi olmak üzere 15 adet sıralı senet alındığını,sözleşmeden bir örnek verilmediğini, …’a döner dönmez pişman olduğunu telefonla arayarak devremülk dairesini almak istemediğini bildirdiğini ancak karşı yandan yapılacak birşey olmadığı ve ellerinde iki gün sonrasına senet olduğunu, senedin diğer senetlerle birlikte icraya konulacağını söylediklerini, bunun üzerine eşi ile birlikte davalının işyerine giderek senetlerini geri istediklerini ancak davalının senedin ödenmesi gerektiğini söylemeleri üzerine yanlarında götürdükleri altınları senet bedeline karşılık davalıya verdiklerini, ancak altınları almalarına rağmen 30.10.2007 tarih 4.540.00 TL. bedelli senedin kendilerine iade edilmediğini, bunun üzerine … 4.Tüketici Mahkemesinin 2007/823 esas sayılı dosyası ile sözleşmenin feshi için dava açıldığını, sözleşme aslının adresine 07.12.2007 tarihinde … Cargo ile gönderildiğini, sözleşme eline ulaştığında satıcı tarafın … Reklam isimli bir şirket olduğu sözleşmede belirtilen dairenin satın aldığı daire olmadığını, iradesinin esaslı bir şekilde sakatlandığını gördüğünü,devre mülk sözleşmesinin feshine nakit ve altın olarak yapılan ödemelerin istirdadına, karar verilmesini istemiştir.
Davalı,aynı konuda davacı tarafından aleyhine açılmış ve kesinleşmemiş dava bulunduğunu ileri sürerek derdestlik itirazında bulunmuş, ayrıca yapılan işlemin de sözleşmeye uygun olduğunu öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,taraflar arasındaki, devre mülk sözleşmesinin feshi ile nakit ve altın olarak yapılan ödemelerin istirdadı istemine ilişkindir. Davalı aynı konuda davacı tarafından açılmış ve kesinleşmemiş dava bulunduğunu ileri sürerek derdestlik itirazında bulunmuş ve bu sebeple davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini istemiştir. Gerçekten Tüketici Mahkemesi’nin 2007/823 esasında kayıtlı dava aynı sebebe dayanarak açılmıştır. İlk dava derdest iken eldeki davanın açıldığı, dolayısı ile ilk davanın kesinleşmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Dava ve itirazlar davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanacağından, bu haliyle yapılan derdestlik itirazı yerindedir. Bu durumda davanın başka bir mahkemede görülmekte olması nedeni ile ileri sürülen derdestlik itirazın yerinde olduğunun anlaşılması halinde dava reddedilmeyip usulün 194.üncü maddesi hükmünce açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki davanın bir daha görülmesini önleyip kesin hükmün sonuçları doğuracak şekilde davanın reddedilmiş bulunması usule aykırıdır. Bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümündeki “davanın reddine” sözlerinin karardan çıkarılarak (silinerek), yerine “davanın açılmamış sayılmasına” sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.