Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11114 E. 2012/16578 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11114
KARAR NO : 2012/16578
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :

Davacı, Mahkemenin 03.04.2009 tarihli kesinleşen kararında tespit edilen çalışmalara ait sigorta primine esas kazancına ilişkin açık hüküm bulunmadığından tazvihen düzeltilmesiine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, tavzih talebinin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı 25.10.1995 ile 28.10.1997 tarihleri arasında kalan sürede davalı işyerinde geçen çalışmalarının kesintisiz olduğu Mersin 1. İş Mahkemesinin 03.04.2009 gün ve 520-87 sayılı kesinleşen ilamı ile tespit edildiği halde, kesinleşen kararda sigorta primine esas kazancı belli bulunmadığından Sosyal Güvenlik Kurumunun kararın infazında sorun çıkardığından bahisle, tespitine karar verilen süredeki ücretinin açıklığa kavuşturulmasını istemiştir.
Mahkemece bu talebin kabul edilerek, “2004/520 esas 2009/87 karar sayılı 3.4.2009 tarihinde verilen kararın tavzihi ile ; Mahkememize açılan davada davacının 25/10/1995 ile 28/10/1997 tarihleri arasında davalı … ve montaj taahhüt Anonim Şirketi işyerinde kesintisiz asgari ücretle sigortalı çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına,” şeklinde kararın düzeltilerek tavzihine,” karar verildiği, bu kararın süresinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Hükmün tavzihi HMK 305 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup tavzih yoluyla bir hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi durumunda, hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarmak amacıyla başvurulan yasal bir yoldur. Hükmün tavzihi yoluyla hükümle tanınmış haklar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilmesi ve değiştirilmesi de olanaksızdır. Mahkemece bu kuralın genişletilmesi yoluyla davacının ücretine ilişkin olarak hükme ilave yapılması ve böylece yeni bir hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle tavzih yoluyla hüküm fıkrasının değiştirilemeyeceği göz ardı edilerek, istemin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan asgari ücret kamu düzenine ilişkin olup, gerek 1475 sayılı Yasanın 33. Maddesi ve gerekse 4857 sayılı Yasanın 39. Maddeleriyle Asgari Ücret Yönetmeliğine göre İşçilere, Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen ücretten düşük ücret ödenmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca kesinleşen kararda davacının ücretine ilişkin açıklama olmadığından, asgari ücretin altında bir ücretle işçi çalıştırılması yasal olarak mümkün bulunmadığına göre davacının asgari ücretle çalıştığı açıktır.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve mahkemenin 15.03.2012 tarihli tavzih kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.