Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9354 E. 2012/4842 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9354
KARAR NO : 2012/4842
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 18/05/2007 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 18.05.2007 günü davalıya ait inşaata kalıpların çivilerini sökerken sağ gözüne bir çivinin isabeti ile yaralanması olayının iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bu tür davaların niteliği gereği, Sosyal Güvenlik Kurumu ile işverenliğin davada taraf olmaları gerektiği açıktır. Davacı da davalı …’yu işveren olduğundan bahisle davalı olarak göstermiştir. Davacının tespitini istediği iş kazası ile ilgili olarak Bakırköy 10.İş Mahkemesinin 2007/342E sayılı tazminat davasının açtığı ve bu davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, tazminat davasında davalı …’nun cevap dilekçesinde kendisinin arsa sahibi olduğunu, davacının ise müteahhit işçisi olarak çalışırken kaza geçirdiğini ileri sürdürdüğü dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması gerekir. Somut olayda iş verenin davada taraf olması zorunlu olup, işveren olarak davada taraf gösterilen …’nun, tazminat davasındaki arsa sahibi olduğu inşaatı müteahhit aracılığıyla yaptırdığı doğrultusundaki savunması araştırılmadan hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş hiç bir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde, dava konusu inşaatın kimin tarafından yaptırıldığı, giderek davalı …’nun dava konusu kazanın geçtiği inşaatın işvereni olup olmadığı tespit edilmek ve sonucuna göre karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde işverenin davada taraf olduğunu belirlemeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.