Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/9883 E. 2010/3588 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9883
KARAR NO : 2010/3588
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar …, … ve … gelmiş, davacılar tarafından gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Avukat olan davacılar, müvekkilleri olan davalı taraf ile aralarında avukatlık ücret sözleşmesi bulunduğunu, kendilerinden hebersiz olarak başka bir avukata dava açtırdıklarını ve vekalet ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 15.000.000.000 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Avukat olan davacı … ile davalılar arasında 26.12.2003 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi yapıldığı, daha sonra davalıların dava dışı bir avukata dava açtırdıkları ve davacı …’in vekalet ücretini ödenmediği dosyadaki delillerden anlaşılmıştır. Davanın kısmen kabulüne ilişkin 28.6.2007 tarihli karar Dairemizce bozulduktan sonra, davacı … 5.12.2008 tarihli dilekçeyi vererek, dava dilekçesindeki talebinden farklı bir hesaplama ile vekalet ücretinin tespit edilmesini istemiştir. Mahkemece verilen 19.3.2009 ikinci kararda, davacının bu dilekcesi ıslah dilekcesi olarak kabul edilerek, bu dilekçedeki talebe uygun bir hesaplama ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.2.1948 günlü 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre mahkeme kararı Yargıtayca bozulduktan sonra, taraflar ıslah isteminde bulunamaz. Davacının 5.12.2008 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi kabul edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte acıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.