Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/10177 E. 2010/12635 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10177
KARAR NO : 2010/12635
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu taşınmazların Harran Kadastro Mahkemesinin 2003/1 – 2004/1 sayılı 23.07.2004 tarihli ilamı gereği davalı … ve dava dışı kişiler adına tescil edildiğini, ancak kayıt maliklerinin payları üzerinde Tarım Reformu Şanlıurfa Bölge Müdürlüğünün yazıları ile pay düzeltmeleri yapıldığını, bu düzeltmelerin yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürerek kadastro mahkemesi kararındaki gibi payların düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı …, taşınmazları 2-3 yıl önce aldığını, düzeltme için tapu sicil müdürlüğünün kendisinden muvafakat istediğini, ancak muvafakat da vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı dava konusu taşınmazların tamamı hakkında karar verilmediği ve hükmün eksik incelemeye dayandığı gerekçeleriyle temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında yapılan yolsuz tescilin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 1025 ve 1027. maddelerinde yolsuz tescil ya da terkin ve dayanak belgelere aykırı her türlü yanlışlığın düzeltilmesi hususları düzenlenmiştir. Anılan 1025. madde uyarınca bir ayni hak tapuya yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ise bunun düzeltilmesini ayni hakkı zedelenen kişi isteyebilir. Yine Kanunun 1027. maddesinde düzeltmenin ilgililerin yazılı oluru alınarak tapu sicil müdürlüğünce de yapılabileceği hükmü getirilmiştir. Yazılı olur olmadığı takdirde de Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesinde kütük üzerindeki belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilmesi için, Defterdarlık veya Malmüdürlüğünden dava açılmasını talep edebilir.
Somut olayda da; kadastro mahkemesinin kesinleşmiş ilamı tapu sicil müdürlüğünce infaz edilmiştir. Daha sonra Tarım Reformu Şanlıurfa Bölge Müdürlüğü’nün hükmen tescil edilen payların fazla olduğu, bunların bir kısmının Hazine adına tescilinin gerektiğini bildiren yazıları üzerine davalı ve lehine karar verilen diğer hak sahiplerinin paylarından iptaller yapılarak Hazine adına tescil edilmiştir. Durumun Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine ilgili daire tapu kayıtlarının mahkeme ilamında belirtildiği şekilde düzeltilmesi gerektiğini bildirmiş, idari yoldan düzeltme sağlanamadığı için de eldeki dava açılmıştır.
Kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararı Anayasa’nın 138/son maddesi gereğince bağlayıcı niteliktedir. Anılan madde gereğince “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” Bu nedenle de Tarım Reformu Şanlıurfa Bölge Müdürlüğü kesinleşmiş mahkeme kararının sonucunu değiştirecek nitelikte bir karar veremeyeceği gibi bu kararın uygulanması olanağı da yoktur. Tapu sicil müdürlüğünce idarenin başvurusu ile yapılan işlem aynı zamanda Anayasa’nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını zedeler niteliktedir.
Mahkemenin tescili yolsuz kabul etmesinde açıklanan nedenlerle bir usulsüzlük yoktur. Ancak hükmen kazandıkları mülkiyet hakkı zedelenen diğer hak sahiplerinin de davada taraf olarak yer alması gerektiği hususu gözardı edilmiştir. Usulünce taraf teşkili sağlanmadan ve talep konusu olan taşınmazların bir kısmı hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden sonuca gidilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 11.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.