YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/189
KARAR NO : 2010/12424
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı kardeşleri ile hissedar oldukları taşınmazın imar planında yeşil alan içinde kaldığını, bu sorunun halledilmesi için … Büyükşehir ve Fatih Belediyeleri nezdinde etkin olabileceğini düşündüğü davalı ile yeşil alan şerhinin kaldırılması ile ilgili olarak gerekli imar planı değişikliklerini yapılmasını sağlamak amacı ile davalı ile protokol imzaladıklarını ve 300.000 Dolar kısmi ödeme yaptığını, bakiyeyi … bitiminde ödeyeceği, yaptığı kısmi ödeme için davalının protokole atıf şerhi taşıyan 300.000 Dolarlık senet verdiğini, … olumlu sonuçlanmaz ise ödenen paranın iade edileceğinin kararlaştırıldığını, senedinde bu amaçla verildiğini ancak … olumlu sonuçlanmadığı halde davalının talebe rağmen ödenen 300.000 Doları iade etmediğini bildirerek bu bedelin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı, para ödenmediğini, belediye nezdinde tüm başvuruların davacı ve kardeşleri tarafından yapıldığını, protokolün uygulanmadığını ancak parayı almadan güvene dayanarak senet verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ve dava dışı kardeşlerinin hissedar oldukları taşınmazın imar planında yeşil alan olarak yapılan düzenlemenin iptal edilmesi için taraflar arasında 9.12.2005 tarihli protokol düzenlenmiştir. Bu protokol içeriğine göre sekiz parselin imar durumuna ilişkin itirazların malikler lehine çözümlenmesi işinin davalı tarafından üstlenilmesi işinin konu edildiği, işin teminine karşılık, 300.000 Dolar peşin ödeneceği, bakiyenin … bitiminde ödeneceği, işin temin edilmemesi halinde davalının aldığı ödemeyi iade edeceği kararlaştırılmış, el yazısı ile eklenen ve taraflarca
2010/189-12424
imzalanan kısımda da protokolün 2.maddesinde belirtilen peşinat olan 300.000 Dolara karşılık davalının teminat olarak ekte fotokopisi bulunan aynı miktarı havi davalı ve dava dışı … Kurt tarafından imzalanmış senet vereceği, işin bitiminde senedin, davalı ve … Kurt’a iade edileceği kararlaştırılmış, bu protokol taraflarca imzalanmıştır. Davalı bu protokolde belirtildiği gibi vade ve tanzim tarihi bulunmayan 300.000 Dolarlık senedi düzenleyerek davacıya vermiş, senet arkasında … bu senedin 9.12.2005 tarihli protokole bağlı olduğu ve protokol şartlarındaki ikinci madde ile ve protokolde elle yazılan yazı gereği verilip ciro edilemeyeceği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki protokolün konusu olan imar değişikliği işinin davacı lehine sonuçlanmadığı taraflar arasında ihtilaflı değildir. Buna göre protokole göre ödenen 300.000 Doların davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerekmektedir. Davalı protokoldeki hususları ve imzasını kabul etmiş ancak parayı almadan teminat senedini verdiğini savunmuştur. Protokol hükümlerinde paranın verildiği açıkça yazmamakta ancak protokole elle eklenen ve imzalanan kısımda peşinat olarak 300.000 Dolara karşılık teminat senedi verileceği belirtilmiş,buna göre davalı tarafça 300.000 Dolarlık senet imzalanarak davacıya verilmiştir. Ayrıca senedin arkasına protokole göre 2.maddeye göre teminat senedi olarak verildiği belirtilmiştir. Protokolün 300.000 Dolar peşinat ödeneceğine dair 2.maddesine göre teminat senedini imzalayarak davacıya verilmiş olması karşısında 300.000 Dolar peşinatın davalıya ödenmiş olduğunun kabulü gerekir. Davacı protokolle aynı gün kardeşleri ile ortak oldukları şirketin hesabından şirket elemanı aracılığı ile bu miktar paranın çekildiğine ilişkin banka kayıtlarını dosyaya sunmuştur. Yani davacı o tarihte bu miktar parayı ödeyebilecek maddi güce sahiptir. Davalının para ödenmeksizin teminat senedinin verildiği savunması hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi avukat olan davalının yaptığı sözleşme ve buna istinaden verdiği teminat senedinin içeriği ve hukuki sonuçlarını bilebilecek durumdadır. Buna göre davalının dava konusu parayı davacıya ödeyip ödemediği konusunda yemin dahil tüm delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.