Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/11719 E. 2010/12677 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11719
KARAR NO : 2010/12677
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 12.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; bozma ilamından sonra davacılar vekilinin ıslah talebine uygun olarak tapu malikinin davacılar murisi olduğunun tespitine dair verilen 01.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 91 ada 76 parsel sayılı taşınmazda murisinin “… kızı …” olarak geçen kaydının “… kızı …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sırasında taşınmazın ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu, bu davada … kızı …’ye malmüdürünün kayyım tayin edilerek yapılan yargılaması sonucunda satış yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verildiği ve 2007/3 sayılı satış dosyasında yapılan cebri ihale ile de satıldığı belirtilerek konusuz kalan davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “Yargılama aşamasında taşınmaz mülkiyetinin cebri ihale ile üçüncü kişiye geçtiği anlaşılması üzerine düzeltilmesi gereken mevcut bir kayıt kalmadığından konusuz kalan davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak, cebri ihaledeki satış bedeli yönünden mirasçı davacıların hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle … kızı …’nin davacıların murisi olup olmadığı yönünde araştırma yapılarak, sonucuna göre, gerekir ise tespit hükmü kurulması düşünülmeden yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmediği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Davacılar vekili 07.05.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında malik görünen …’nin davacıların murisi olduğunun tespitine, …’nin baba adı tapuda sehven … yazıldığından, doğrusunun nüfusta yazılı olduğu şekilde … olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili, 1999/310 esas sayılı dosyada tapu malikinin kim olduğu ve mirasçıları tespit edilemediğinden Kuşadası Malmüdürü …’in kayyım tayin edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi incelemeleri ve tanık beyanlarına göre tapuda malik görünen … kızı …’nin davacıların murisi olan … kızı 1896 doğumlu Halime Dal ile aynı kişi olduğu nedeni ile davanın kabulüne, 76 sayılı parselde 1/2 pay ile hissedar olarak gözüken … kızı …’nin davacıların murisi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Davacının mirasbırakanı … kızı 1896 doğumlu muris …. 26.01.1951 tarihinde vefat etmiştir. Tapuda 1/2 pay maliki “… kızı …”nin mirasçılarının tespiti yapılamadığından 1999/310 esas ve 1999/326 karar sayılı Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin ilamı ile Kuşadası Malmüdürü … ‘in kayyım olarak atandığı görülmüştür. Mülkiyet nakline neden olunmaması açısından menfaat çekişmesi nedeniyle kayyımın davada temsilci durumunu alması zorunludur. HUMK’nun 73. maddesi gereğince taraf teşkili yerine getirilip, kayyım dosyası getirtilerek temsilcinin dinlenmesi iddia ve savunmalarının araştırılması bilirkişi … tarafından 20.06.2007 tarihinde verilen rapor ve 14.11.2007 tarihli ek rapor ve ekli belgelerine göre revizyon tapular üzerinde detaylı inceleme ve araştırma yapılarak kadastro öncesi revizyon tapu kaydı malikinin kimliğinin araştırılması davacılar murisi ile tapu malikinin aynı kişi olup olmadığı kesin olarak saptandıktan sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 22.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.