Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1700 E. 2010/2558 K. 03.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1700
KARAR NO : 2010/2558
KARAR TARİHİ : 03.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalıya yazılı belge karşılığında 215.000 USD ödünç verdiğini, davalının borcunu yazılı belgeye göre 25.12.1997 tarihinde ödemesi gerekirken ödemediğini, vadesinde ödenmeyen alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 215000 Dolar karşılığı 279.500 TL Lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek süretiyle takibin devamına, icra inkar tazminatının ve davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki ilişki, karz ilişkisidir. Davacının davalıya 215.000 USD borç verdiği ve davalının borcunu 25.12.2007 tarihinde ödeyeceği yazılı belge ile sabittir.Belgede borcun vadesi açık ve bellidir. Davalı yazılı belgedeki 25.12.1997 tarihinde borcunu ödemediğinden bu tarihte davalının temerrüdü gerçekleştiğinden mahkemece davacı lehine 25.12.1997 tarihinden 31.07.2007 takip tarihine kadar faiz isteyebileceği kabul edilmesi gerekirken aksi düşüncelerle takip öncesi döneme ait davacının faiz talebinin reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İİK 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hukmedilebilmesi için borclunun takip sırasında odeme emrine itiraz etmesı ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, boylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın mutlaka bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Acıklanan yasal kuralların ışığında mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hukmedilmesi gerekirken, yanlış degerlendirme sonucu istemin reddedilmıs olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 11.320.00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 3.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.