Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6850 E. 2010/14751 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6850
KARAR NO : 2010/14751
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı,davalı ile 11.09.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi yaparak davalıdan davaya konu 9 nolu bağımsız bölümü 170.000 TL satın aldığını,sözleşme ile … Konut Yapı Kooperatifinden olan alacağı 84.500 TL ile 1.000 TL banka kredi masrafının alım bedelinden mahsup edileceğinin kararlaştırılarak taşınmazın kendisine teslim edildiğini,ancak tapu devrinin yapılmadığını,12.08.2008 tarihli ihtarname ile tapu devrinin yapılması aksi halde sözleşmenin fesh edileceğinin bildirildiğini,olumlu cevap verilmemesi üzerine … 2. İcra Müd. 2008/18813 Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yaptığını,davalı tarafça kooperatiften olan alacağın davalı şirkete aktarılmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edildiğini,sözleşmede kooperatiften olan alacağın davalı şirkete aktarılmasına dair bir şartın bulunmadığını,bu alacağını davalıya temlik ettiğini belirterek,icra takibine yapılan İtirazın iptali ile davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ,taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmediğini , bedelinin ödenmesi halinde tapunun devrine hazır olduğunu ,taşınmaz bedeline ilişkin dava dışı Kooperatif veya davacı tarafından herhangi bir bedelin şirkete ödenmediğini,davacı ile bir temlik sözleşmesi yapılmadığını,davacının talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
2010/6850-14751
Birleşen dava ile davacı …. Ltd.Şti. davalının davaya konu taşınmazda Nisan 2006 tarihinden itibaren oturması nedeniyle aylık 700 TL’den 8.000 TL ecrimisilin davacıdan tahsili ile,elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada,davalı,taşınmazın satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak kendisine teslim edildiğini,haksız bir işgalin bulunmadığını ve ecrimisil talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne ,birleşen davanın reddine karar verilmiş,hüküm;taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Asıl davaya ilişkin tarafların temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Dosyadaki yazılara ,kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlık bulunmamasına göre davacının tüm, davalı karşılık davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı,dava dışı Kooperatiften olan alacağını davalıya temlik etmesi karşılığında davalıdan harici satış vaadi sözleşmesi ile taşınmaz satın aldığını,taşınmazın teslim edilmemesine dayalı olarak temlik edilen bu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Temlik alan davalı ile temlik eden davacı arasındaki uyuşmazlığın BK’nın 169. maddesi hükmü dairesinde çözümlenmesi gerekir. Maddeye göre, alacağın temliki İvaz mukabilinde yapılmış ise, temlik eden kimse, temlik zamanında alacağının mevcut olduğunu, borçlunun ödeme yapacağını … etmiş ve bu miktarı temellük edene karşı borçlanmış olur.somut uyuşmazlık itibariyle taraflar arasında yapılan 11.09.2007 tarihli “satış vaadi sözleşmesi”başlıklı belge ile temlikin ivaz karşılığı yapıldığı sabittir. Davacının da kabulünde olduğu üzere davalıya temlik nedeniyle davacı veya dava dışı kooperatif tarafından yapılan bir ödeme yoktur.Aksine yargılama aşamasında temlike konu 84.500 TL bedelin 11.11.2009 tarihli banka dekontuyla dava dışı Kooperatif tarafından davacıya ödendiği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca temlik edilen miktarın davalı tarafça dava dışı kooperatiften tahsil edilemediği ve davanın açılmasından sonra dava dışı kooperatif tarafından davacıya ödendiği anlaşılmakla , BK 182/2. maddesi gereğince kendi edimini yerine getirmeyen davacının karşı edimin ifasını talep edemeyeceği gözetilerek mahkemece davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre, yargı harçları (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden, nispi ya da maktu olarak alınır (madde 15, 21.) Nispi harç, konusu belli bir değerle ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer uzerinden tarifedeki belli nisbete gore alınan harçtır (1 sayılı Tarife, madde 111/1 -a). Maktu harç ise, konusu belli bir degerle tesbit edilemeyen davalarda ve davanın reddine iliskin kararlardan alınan harctır [(1) sayılı Tarife, madde 111/2-0)
Birleşen davada davacının ecrimisil davasına ilişkin, 26.01.2009 tarihinde 108 TL peşin harç yatırdığı,elatamınn önlenmesi davasına ilişkin ise mahkemece verilen ara kararı gereği davacı tarafından eksik harcın tamamlanması suretiyle 09.04.2009 tarihli sayman mutemedi alındı belgesi ile 2.187 TL harcın yatırıldığı anlaşılmıştır.Birleşen ecrimisil ve elatmanın önlenmesi davaları reddedildiği halde ecrimisil davası için 15.60 TL ,elatmanın önlenmesi davası için 15.60 TL olmak üzere toplam 31.2 TL maktu harcın peşin haçtan mahsubu ile bakiye 2.263,8 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde eksik hesaplamaya dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
4- Davayı vekil ile takip eden davalı (birleşen dosya) yararına, Davacının ecrimisil ve elatmanın önlenmesi davalarının reddine karar verilmiş olduğuna göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen ecrimisil alacağı üzerinden ayrıca elatmanın önlenmesi davası yönünden davaya konu taşınmazın dava değeri üzerinden hesaplanacak avukatlık ücretinden ayrı ayrı sorumlu tutulması gerekirken, davalı yararına tek bir avukatlık ücretine ve eksik hesaplamaya dayalı olarak vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Asıl dava yönünden ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davacının tüm,davalı karşılık davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2,3,4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcıne istek halinde davalı karşı davacıya iadesine, 8.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.