Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20108 E. 2012/22327 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20108
KARAR NO : 2012/22327
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, murisinin … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan … vekillerince temyiz edilmesi, davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre temyiz eden davalı … ile … Dışındaki davacıların tüm, davacı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 26.03.2001 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanmadığından bahisle davacılar … ve …’ın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin davacılardan …’ın maddi tazminat isteminin reddine ve davacılar yararına manevi tazminat takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Ancak davacı …’ın maddi tazminat isteminin eksik araştırma ve inceleme ile reddolunduğu görülmektedir.
Dava nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin … değerinin belirlenen tazminattan düşürülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş yerleşmiş, görüşlerindendir. Bu bakımdan, davanın niteliği göz önünde tutularak öncelikle hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından … kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın, tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön, hak sahibinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak
sahibine; gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumuna başvuruda bulunması ve isteminin reddi halinde de aynı nedenle dava açmak üzere önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır. Başka bir anlatımla, hak sahibi tarafından Kurum aleyhine açılan davada, 506 Sayılı Yasanın 24.maddenin öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine, gelir bağlanmayacağı giderek, hak sahibinin, destekten yoksun kalma tazminat isteme hakkına sahip olmayacağı açık-seçiktir.
Somut olayda, hak sahibi baba … yönünden inceleme ve araştırma yapıldığı ve sigortalı olarak çalışmakta olduğunun tespit edildiğinden gelir bağlanması isteminin reddedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 4958 Sayılı Yasayla değişik 506 sayılı Yasanın 24.maddesinde hak sahibi anne ya da babaya gelir bağlanabilmesi için diğer şartların yanı sıra sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışılmaması veya buralardan her ne ad adı altında olursa olsun gelir ya da aylık alınmaması gerektiği, 5510 sayılı Yasanın 34/d maddesinde ise her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve gelir veya aylık bağlanmamış bulunmasının gerekli bulunduğu düzenlenmiştir. Hal böyle olunca davacı baba …’ın maddi tazminat isteminin reddi isabetlidir.
Davacı anne …’a gelince: anılan davacının olay tarihinde ve sonrasında çalışmadığı ve ev hanımı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bu davacı bakımından 4958 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince (değişikliğin yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihinden itibaren) ölen sigortalı oğlu nedeniyle gelir bağlanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin gerektiği ortadadır.
Yapılacak … 4958 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı yasanın 24. ve 5510 sayılı Yasanın 34/d maddeleri gereğince ölüm geliri bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurmak, gerektiğinde dava açmak üzere davacı …’a süre verilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı … Sönmez’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara ve davalılardan …’a yükletilmesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.