Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/15936 E. 2013/16666 K. 05.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15936
KARAR NO : 2013/16666
KARAR TARİHİ : 05.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-a bendi gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, haklı ve feshin geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (a) alt bendinde, iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltmasının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı işyerinde makineci olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, işe girerken verdiği 01.07.2011 tarihli sağlık raporunun yanıltıcı nitelikte olduğunun 02.02.2012 tarihli İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin raporu ile anlaşıldığı, işe girerken sağlam raporu vererek durumunu gizlediği, açıkça sağlık sorunlarından bahsetmediği için işyerini yanılttığı gerekçe gösterilerek feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı, işe girerken aile sağlığı merkezinden aldığı harici muayene sonucunda işe girmesine engel bir halinin bulunmadığını belirten tek hekim raporunu işverene sunmuştur. Davacı işe girdikten 4 ay kadar sonra işyeri hekimi tarafından yapılan muayenesinde de, varis tedavisi gördüğü, renk körlüğü ve gözde şaşılık olduğu, çalışmaya engel hali olmadığı tespit edilmiştir. Ardından davacının rahatsızlanması üzerine gittiği İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 02.02.2012 tarihli heyet raporunda, davacının uzun süre ayakta kalamayacağı işlerde çalışmasının uygun olduğuna karar verilmiştir. Davacının işe girerken sunduğu sağlık raporu harici muayene ile verilmiş olup, bu raporda davacının rahatsızlıklarının tespiti mümkün değildir. Kaldı ki işyeri hekimi tarafından düzenlenen raporda da davacının çalışmaya engel hali olmadığı bildirilmiştir. Bu durumda işçinin işe girerken işvereni yanılttığından bahsedilemez. Ancak, Meslek Hastalıkları Hastanesinin belirlediği sağlık nedenleri, davacının, deri üretimi yapıldığı anlaşılan ve çalışma şartlarının zor olduğu bilinen davalı işyerinde çalışmasına engel olduğundan, işverence yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 753,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.