YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13672
KARAR NO : 2012/23144
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 3201 sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanma nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme davanın kabulü ile davacının aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın 22.5.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir .
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 3201 sayılı Yasa’nın 6.maddesidir. Madde de aylık bağlanma koşulu olarak yurda kesin dönüş yapılması esas alınmıştır. Ne varki ,3201 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurtdışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıklarının kesileceği 6/B maddesinin açık hükmü gereğidir.
Yurt dışında çalışanların yaşlılık aylığından yararlanabilmesi yönünden, yurda kesin dönüş koşulunun varlığı zorunlu görülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/1997 gün, 1997/10-588 E., 857 K. sayılı ve 22/4/1999 günlü, 1999/21-284 E., 300 K. sayılı ve daha sonra aynı doğrultudaki kararlar).
Öte yandan, davacı işçinin, çalıştığı ülkeden işsizlik yardımı, hastalık, geçici işgöremezlik vs. gibi yardımlar alması halinde sigortalının kesin dönüş yapmadığı Yargıtay kararları ile de kabul edilmektedir.
Gerçekten, taraflar arasında uyuşmazlık, temelde, yaşlılık sigortasından faydalanmak isteyen 3201 sayılı yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının yaşlılık aylığı koşullarından “yurda kesin dönüş koşulu’nun” bulunmadığının sonradan anlaşılması halinde, Kurumca uygulanacak işlem ve yaptırımlara ilişkin olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu konuda sözü edilen 3201 sayılı Yasa, 6.madde (B) fıkrası, sistemi doğrudan olmasa bile, dolaylı biçimde ortaya koymuş, yurt dışından kesin dönüş yapılmasına ve kendilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına karşın, yurt dışında çalışmak isteyenler yönünden Kurumca yapılması gereken işlemleri belirlemiştir. Buna göre;yurt dışından kesin dönüş yapan bir kimsenin yeniden yurt dışında çalışması halinde; çalıştığı süre kadar yaşlılık aylığı kesilecek bu kişinin yurda dönüşünde; isterse çalıştığı süre kadar borçlanmak suretiyle; yaşlılık aylığı oran ve miktarı artırılacak, isterse, eski aylık olduğu gibi ödenmeye devam edecektir. Böylece denilebilir ki, 3201 sayılı Yasa sisteminde yeniden yurt dışı çalışma söz konusu olduğunda, yaşlılık sigortasından bağlanan aylıklar ödenmemekte ve sosyal güvenlik askıya alınmaktadır. Bu durumun sonucu olarak, yaşlılık aylığı bağlanması sırasında, yurda kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği anlaşılırsa, yapılacak işlem; veya uygulanacak yaptırım; yaşlılık aylığının bağlanmaması ve kesin dönüş tarihine kadar işlemlerin hukuken askıya alınması, istek olduğunda yatırılan borçlanma bedelini iadesidir. Yaşlılık aylığı bağlanmış olması halinde ise bağlanan aylığın kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınmasıdır.
En önemlisi “işten ayrılma” veya “yurt dışından dönüş” koşulunun yokluğu, kişinin sosyal güvenlik haklarının büsbütün ortadan kaldırıcı bir neden olarak, yasalarda öngörülmemiş, sadece; aylığın başlatılmaması veya bağlanan aylığın kesilmesi biçimde yaptırıma bağlanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 5.6.1959 tarihinden itibaren 49 günlük 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının bulunduğu 20.2.1993-31.12.2002 tarihleri arasında Fransa da geçen çalışmalarından 3551 gün borçlanarak bedelini 20.3.2006 tarihinde ödediği ve davacıya 1.4.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumun 10.5.2010 tarihli yazısında davacının 1.1.2003-30.12.2009 tarihleri arasında Fransa da çalışmaya devam ettiği işşizlik ve hastalık yardımı almaya devam ettiği anlaşıldığından yaşlılık aylığını baştan iptal ederek 1.4.2006-22.5.2010 tarihleri arasında ödenen 28.668.08 TL’nı borç çıkardığı, ve Fransa dan getirtilen 30.10.2009 tarihli hizmet cetvelinde davacının 1973 tarihinden itibaren halen sigortalı olduğunun bildirildiği ve davacının tahsis dosyasındaki dilekçesinde Fransa dan 1.11.2002 tarihinden itibaren erken emeklilikten faydalandığını iddia ettiği anlaşılmaktadır
3201 sayılı Yasa’nın 6.maddesine göre aylık tahsisi için yurda kesin dönüş yapılması şart olduğundan, Kurumca davacıya 3201 sayılı Yasa uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının Fransa da çalışması ,işşizlik ve hastalık yardımı alması durumunda durdurulması, giderek bağlandığı tarihten itibaren iptali gerektiği açıkça ortadadır.Yine davacıya aylığının yeniden bağlanmasına karar verilirken yurda kesin dönüşün gerçekleşip gerçekleşmediği ve yurtdışındaki çalışmanın devam edip etmediğinin araştırılması gerektiği de tartışmasızdır.
Yapılacak …; davacının yurdışında zorunlu sigortalılığının devam edip etmediği, işsizlik ve hastalık yardımı alıp almadığı, 1.11.2002 tarihinden itibaren Fransa da fiili çalışmasının olup olmadığı prim ödemelerinin ikamete dayalı bir ödeme olup olmadığı yoksa zorunlu sigortalılık kapsamında bir prim ödemesi olup olmadığı Fransız mevzuatına göre kurum kararı ile tespit edilerek davacı yönünden kesin dönüş şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, hatalı değerlendirme eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.