Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13803 E. 2010/3728 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13803
KARAR NO : 2010/3728
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 07.07.2006 tarihli sözleşme ile satın aldığı 7 nolu dairenin sözleşme tarihinden itibaren 16 ay içinde teslimi gerekirken dava tarihi itibariyle halen teslim edilmediğini, aradan geçen 10 ay 19 günlük sürede kira gelirinden mahrum kaldığını belirterek, 16 aylık teslim süresinin bitiş tarihi olan 07.11.2007 tarihinden itibaren dava tarihine kadar mahrum kalınan kira bedeline karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.250 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmede geç teslime ilişkin bir düzenleme bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı Arasındaki 7.7.2006 tarihli sözleşmede 7 nolu dairenin davacıya satıldığı ve taşınmazın teslim süresinin 16 ay olduğunun kararlaştırıldığı ve davacıya 14.10.2008 tarihli tutanakla teslim edildiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı, geç teslim nedeni ile dairenin teslim edildiği tarihe kadar olan rayiç kira bedellerinden sorumludur. Taraflar arasında kira tazminatına ilişkin bir kararlaştırmanın olmaması sonucu etkili değildir. Aksinin kabulü davalı müteahhidin sözleşmedeki edimini belirsiz ve istediği kadar ertelemesine yol açabilecek nitelikte olup bununda M.K.’nun 2.maddesine aykırı olduğu ve hukuk düzenince korunamayacağında duraksama bulunmamalıdır. Hal böyle olunca davacının kira kaybı isteyebileceği benimsenmek suretiyle, konusunda uzman bilirkişiden gerekirse keşifte yapılarak davacının mahrum kaldığı kira miktarı hususunda rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gereklidir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklana nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 23.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.