Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/8892 E. 2010/2649 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8892
KARAR NO : 2010/2649
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazı yurt binası olarak kiraladıklarını, kalorifer kazanlarının ekonomik ömrünü doldurduğu tespit edilmesine rağmen, davalının kazanların değiştirilmesi ya da kiraya mahsuben değiştirilmesine izin verilmesi taleplerini reddettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 2008 yılı Bayındırlık birim fiyatlarıyla yaklaşık maliyetinin 23.043,20-TL olduğu belirlenen ve mecurun demirbaşı konumundaki kalorifer kazanlarının kiraya mahsuben değiştirilmesine izin verilmesi veya … değişim maliyetinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 03.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de, sıcak su tesisatı ve boylerin de değiştirilmesi gerektiğinden bahisle talebini 53.916,25 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, bu konuda bir ödeneğinin bulunmadığını, kalorifer kazanlarının davacı tarafından değiştirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından yapılmış bir değer artışı yada masrafın bulunmadığı, henüz ortada bulunmayan, yapılsa bile değerinin ne olacağı belli olmayan kalorifer kazanının bedelinin tahsiline karar verilemeyeceği, dava tarihi itibariyle belirlenebilir bir alacağın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı, davalıya ait mecurun yurt binası olarak kiralandığını, kalorifer kazanlarının ekonomik ömrünü doldurduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini, davalının bu yöndeki taleplerini reddettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf ise, kalorifer kazanlarının davacı tarafından değiştirilmesi gerektiğini savunmuştur. Dosyadaki belge ve bulgulara mahkemece alınan bilirkişi kurul raporlarına göre, dava konusu taşınmazda bulunan kalorifer kazanları, sıcak su ve boyler tesisatının 1987 yılında imal edildiği, ekonomik ömürlerinin dolduğu ve değiştirilmesi gerektiği belirlenmiş olup, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, değişimin kimin tarafından yaptırılacağı ya da masrafların hangi tarafça karşılanacağı noktasındadır. BK.’nun 249. maddesi gereğince kiralayan, kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmakla mükelleftir. Açıklanan madde hükmünden anlaşıldığı gibi davalı kiralayan taraf, kalorifer kazanlarını sağlam ve çalışır şekilde bulundurmakla mükelleftir. Davacı, kalorifer kazanlarının kiraya mahsuben kendileri tarafından değiştirilmesine izin verilmesi yada davalı tarafça değiştirilmesi için davalıya gerekli başvuruyu yapıp, temerrüde düşürmüş, ancak davalı yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Öyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece, yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 4.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.