YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2734
KARAR NO : 2012/16769
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :1-
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.6.1998-11.4.2004 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile 1.6.1998-11.4.2004 arası davalılara ait işyerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 8.4.2002 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait bordrolarının getirtildiği,davacının SGK kaydının başlatılmadığı dosya içinde, davalı işyerindre yapılmış 2001 ve 2003 yıllarında tutulmuş denetim tutanaklarının ve davalı işyerini konu alan haberlerin bulunduğu gazete kupürlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda davalı işyerinin Ortaköy’de gözleme yapan bir büfe olduğu, kayıtlı tek işçinin davacının abisi olan … … olduğu ve tanık beyanlarına göre gözleme yapım işinde işçiye eşinin yardım ettiğinin anlaşıldığı, davada birden çok komşu işyeri tanığı dinlenmesine rağmen bordro tanığı olan … …’in beyanına başvurulmadığı, ayrıca işyerinin bir büfe olması karşısında müşteri kapasitesinin ve açık olduğu saatlerin, kapasitesi gereği kaç işçi çalıştırılabileceği hususlarının araştırılmadığı. Bir kısım tanıkların davacının abisine yardım amaçlı ara sıra işyerine gelip gittiği düzenli çalışmadığı beyanı karşısında tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden ve çalışma olgusunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde araştırılmadığı anlaşılması karşısında mahkemece bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davalı işyerlerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarında çalışmaları bulunan … …’in beyanına başvurmak, beyanının yetersiz olması durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırma genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler ile benzer işi yapan işyerlerinin kayıtlara geçmiş çalışanları zabıta ve kurum kayıtları marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurularak davalı işyerinin gerekirse mahallen bilirkişi marifetiyle keşfi yapılarak, gerekse vergi dairesine verdikleri gelir durumunu gösterir belgeler incelenmek suretiyle kapasitesi belerlenerek bu kapasitede bir işyerinde kaç işçinin çalışabileceğini belirlemek, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … ve …’a iadesine 08/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.