YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13008
KARAR NO : 2010/4126
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı hastanede, diğer davalı doktor tarafından safra kesesindeki taşlardan dolayı ameliyat geçirdiğini ve hastane idaresine 14.08.2006 tarihli fatura karşılığında 5.848,35 TL ödeme yaptığını, daha sonra da taburcu edildiğini, …’ e döndüğünü, ağrıları artınca … Tıp Fakültesinde muayene olarak burada da tekrar ameliyat olduğunu, sebebinin ise ilk ameliyat sırasında safra kesesindeki taşların alınırken keseye gelen bir taşın kanala kaymasının gözden kaçırıldığını, davalı doktorun ihmali sonucu ikinci kez ameliyat olmak zorunda kaldığını, kendisinin ve yakınlarının hem fiziken ve ruhen hem de madden büyük acı ve ızdırap yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL manevi, 6.428,35 TL (ilk ameliyat nedeniyle davalı hastaneye ödediği 5.848 TL ve tıp fakültesine ödediği 580 TL) maddi olmak üzere toplam 56.428,35 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı hekimin hatalı ameliyatı sonucu maddi ve manevi yönden zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Yargılama sırasında alınan Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu’nun 7.1.2009 günlü raporu ile hekim hatası bulunmadığı, davalıya konulan tanı ve yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu mütalaa edilmiş; Mahkemece, alınan bilirkişi kurulu raporu benimsenmek suretiyle, davacıya konulan tanı ve yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, davalılara atfı kabil bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenen sonucun hangi maddi verilere dayandırıldığı net bir şekilde değerlendirilmemiş, somut ve denetime elverişli bir biçimde ortaya da konulmamış, soyut bir değerlendirme yapılmakla yetinilmiştir. Davacı iddialarını da karşılamaktan uzak olup hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken …, Üniversite Öğretim Üyelerinden oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan dosya içinde bulunan tedavi evrakları, raporlar ve davacının iddiaları da nazara alınmak suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Sonuçta ortaya çıkacak uygun duruma göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.