YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5151
KARAR NO : 2010/8636
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, …’de faaliyet gösteren … Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı kurumun, 19/11/2008 tarih ve 11261 sayılı yazısı ile, 2008 yılı eczane protokolünün 6.3.19 maddesinde düzenlenen, “kasıtlı olarak kuruma sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiği” gerekçesi ile aralarındaki sözleşmeyi 2 yıl süreyle feshettiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, karar alınmadan önce savunması alınmadığı gibi, kurumu zarara uğratacak herhangi bir faaliyetinin de bulunmadığını, sahte olduğu iddia edilen 7 adet reçetenin arkasında hastaların bizzat kendi el yazıları ile yazdıkları isim ve adresleri ile telefon numaralarının ve imzalarının mevcut olduğunu, hastane onayını taşıyan doktor raporlarının, sahte olup olmadığını kendisinin bilmesinin mümkün olmadığını, olayda kastının da bulunmadığını ileri sürerek, haksız fesih kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Kurumca yapılan teftiş sonucunda … ilinde faaliyet gösteren …, Bilim ve … Eczanesi ile Sandıklı ilçesinde faaliyet gösteren Sandıklı Eczanesi tarafından, hastaların haberi ve bilgisi olmaksızın, uzman doktorlar …, Sefa İbrahim Kozanların düzenlemiş oldukları, sahte ilaç kullanım raporlarına dayanan sahte reçetelerin fatura edilerek kurumun zarara uğratıldığının tespit edildiğini, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının, sahteliği gerçekleştiren kişilerle … ve eylem birliği içinde olduğu yada reçete ve raporların sahte olduğunu önceden bildiği kanıtlanamadığından davanın kabulüne, fesih kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kurumun, aralarındaki sözleşmeyi 2 yıl süreyle feshettiğini, feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptalini istemiş, davalı ise soruşturma raporu doğrultusunda protokole göre sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının savunması ispat edilemediğinden bahisle davanın kabulüne, fesih kararının iptaline karar verilmişse de, kuruma fatura edilen reçeteler ve raporların sahte olduğu iddiasıyla, bu raporları ve reçeteleri düzenleyen doktorlar hakkında, “resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak” suçundan kamu davası açıldığı ve … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/443 esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiği, yine davacının da aralarında bulunduğu, soruşturmada adları geçen eczacılar hakkında da, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/462 esas sayılı dosyası ile, “doktorlar tarafından gerçeğe aykırı düzenlenmiş reçeteleri kullanmak, zincirleme şekilde kamu kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suç isnadıyla, aynı mahkemede görülen 2009/443 esas sayılı dava ile birleştirme talepli olarak açılan kamu davasının da devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, ceza mahkemesinde açılan söz konusu kamu davalarının sonucunun, eldeki davayı etkileyecek nitelikte olduğu, davacının, dava dışı doktorlar ile eylem ve işbirliği içinde olup olmadığı, ya da reçete ve raporların sahteliğini önceden bilip bilmediği hususlarının belirlenmesi için, söz konusu ceza davalarının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği görülmektedir. O halde mahkemece değinilen bu yön gözetilerek ceza davalarının kesinleşmesi, “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 15.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…