Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/16136 E. 2012/24023 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16136
KARAR NO : 2012/24023
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacılar murisinin, … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan … Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacılar ile temyiz eden davalı … Kurumu Genel Müdürlüğü vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 29.08.2008 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu ölen sigortalının eşinin maddi tazminat istemi ile eş ve çocuklarının manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili ile davalılardan … Kurumu Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemenin davacı eş yararına maddi tazminat ile çocuklar yararına manevi tazminatın takdirine ilişkin karar isabetlidir. Ancak, davacı … yararına manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, anılan davacı yararına manevi tazminatın fazla takdir edildiği, bunun yanı sıra davacı …’ın maddi tazminat isteminin kısmen reddi nedeniyle, davalı yararına avukatlık ücretinin tayininde hataya düşülerek avukatlık ücretinin de fazla takdir olunduğu anlaşılmaktadır.
Davacıların eşi ve babaları olan sigortalı …’ın öldüğü … kazasında sigortalının kusurunun bulunmadığı davalı … Kurumu Genel Müdürlüğü’nün %100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına hüküm altına alınan 75.000,00-TL manevi tazminatın fazla olduğu açıkça belli olmaktadır.
Öte yandan; maddi tazminat isteminin kısmen reddi yargılama sırasında ortaya çıkan katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklandığı durumlarda, davacının dava açarken bu hususu bilebilmesi mümkün bulunmadığından maddi tazminatın bu nedenle reddolunan bölümü bakımından, davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilmemesi gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Somut olayda davacının talebi 100.000,00-TL, gerçek zararı ise 69.510,17-TL olduğuna göre aradaki fark üzerinden davalı yararına ret vekalet ücreti verilmek gerekirken, maddi tazminat isteminin sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılanan bölümünü de kapsar biçimde fazla miktarda ret vekalet ücreti verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, davacı … yararına manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşülerek manevi tazminatın fazla takdiri ile Maddi tazminatın reddi nedeniyle avukatlık ücretinin fazla tayini suretiyle yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar ile temyiz eden davalı … Kurumu Genel Müdürlüğü vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılar ile davalılardan … Genel Müdürlüğü’ne iadesine, 20/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.