Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/10085 E. 2013/12769 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10085
KARAR NO : 2013/12769
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, fark kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı, ikramiye, fazla mesai, yevmiye, tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ikramiye alacağı ve bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin bildirimli olarak Geçerli sebeple feshedildiğini, hak ettiği alacaklarının ödendiğini, sair ödenmemiş işçilik alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.06.2012 tarih 2012/7946 esas 2012/23677 karar sayılı ilamıyla, davacının karar tarihinden sonra fazla çalışma alacağından feragat ettiğinden feragat yönünden bir karar verilmesi ile davalı vekilinin temyiz aşamasında sunduğu, ikramiyelerin ödenmesiyle ilgili olduğunu ileri sürdüğü bir kısım tahakkuklar içeren belgelere karşı davacıdan diyeceklerinin sorulması, ödemelerin işçinin banka hesabına yapılması halinde gerekirse ilgili banka hesap hareketleri de getirtilerek bir karar verilmesi gerekliliğiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkemece, davacı vekilinin beyanı alınarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacı işçinin ikramiye alacaklarının ödenip ödenmediği ve dosyanın temyiz incelemesinin devam ettiği tarihte işçiye ödenen 13.640,00 TL tutarındaki meblağın hangi alacağa ilişkin olduğu noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Öncelikle, mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda beyanı anılan davacı vekili, bozma ilamında bahsi geçen belgelerin ödeme belgesi olmadığını bildirerek belgelerde belirtili ödemeyi kabul etmemiştir. Dosya içeriğinde bulunan davalı kurum yazısında, ödemelerin yapıldığı davacının banka hesap numaraları bildirilmiştir. Bu durumda, bozma kararı gereğince mahkemece, banka hesap dökümlerinin celp edilerek incelenmesi gerekirken, bu yönde bir işlem yapılmaması hatalı olmuştur. Anılan sebeple, davalı vekilinin 10.02.2012 tarihli ilk temyiz dilekçesi ekinde sunduğu, davalı işverence düzenlenmiş ve ikramiye ödemelerini gösterdiği ileri sürülen belgeler nazara alarak, ilgili bankadan hesap dökümlerinin istenilmesiyle, belgelerde belirtili ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususunda inceleme yapılması, sonuca göre davacı işçinin ikramiye alacağı hakkında bir karar verilmesi gereklidir.
Diğer taraftan, dosyanın Yargıtay 9. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinin sürdüğü, 17.05.2012 tarihinde, davacıya, 13.640,00 TL tutarında ödeme yapıldığı uyuşmazlık dışıdır. Davalı vekilince anılan meblağın, hüküm altına alınan ihbar tazminatı ve ikramiye alacağına ilişkin olduğu ileri sürülmüştür. Davacı vekilince ise anılan meblağın, işçinin feragat ettiği fazla çalışma alacağına mahsuben ödendiği iddia edilmiştir. Mahkemece, banka dekontunda meblağın hangi alacağa dair olduğu belirtilmediği ve davalı vekilince de bu ödemenin fazla çalışma ücreti alacağına mahsup edildiği beyanında bulunulduğu gerekçesiyle anılan meblağ nazara alınmamıştır. Davalının kamu tüzel kişisi olduğu nazara alınarak, ilgili ödemeye ilişkin ödeme emri belgesinin ve resmi kayıtların davalı kurumdan celp edilmesi gerekirken, mahkemece bu yönde bir işlem tesis edilmemiştir. Buna karşılık davacı vekilinin, 10.04.2013 havale tarihli temyiz dilekçesi ekinde sunduğu, kurum birimlerinin iç yazışmalarına ilişkin kayıtlar ve özellikle ödeme emri belgesinin incelenmesinden, kayıtlarda açıkça gösterildiği üzere, mahkemenin bozma öncesi 17.11.2011 tarihli kararının hüküm fıkrasında belirtilen net tutardaki 15.788,44 TL ihbar tazminatı ve 384,68 TL ikramiye alacağı kalemlerinin esas alınarak, bu meblağlardan gelir ve damga vergisi kesintisi uygulanılmasıyla, toplam 13.640,00 TL tutarın ödenmesine karar verildiği ve bu tutarın ödendiği anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, anılan ödemenin, ödeme emri belgesi nazara alınarak ihbar tazminatı ve ikramiye alacağına mahsuben yapıldığı kabul edilmelidir.Yazılı gerekçeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.