Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10788 E. 2012/422 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10788
KARAR NO : 2012/422
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/03/2009 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 3201 sayılı Yasa’ya göre, yurt dışı hizmetlerini borçlanan ve buna bağlı kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının vergi kaydının devam ettiği gerekçesiyle yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile 01.03.2009 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; istemin kabulü ile, davacıya 01.03.2009 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun tespiti ile,Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, …’da geçen 1771 günlük hizmetini borçlanan davacıya 19.02.2009 tarihli tahsis talebi üzerine 01.03.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 3201 sayılı Yasa’da aylık bağlananların çalışmaya başlamaları halinde aylığının kesileceğinin belirtildiği gerekçesiyle vergi kaydı devam ettiği için 01.03.2009 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği ve yersiz ödenen 2.799,00TL’ nin davacıdan istendiği, davacının 03.11.1999 tarihinden itibaren vergi kaydı devam etmekte iken Kurumun yaşlılık aylığını kesmesi üzerine vergi kaydını 25.09.2009 tarihi itibariyle kapattırdığı, bunun üzerine davacıya 05.10.2009 tarihli tahsis talebi üzerine 01.11.2009 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya maaş bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan, 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesine göre;”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.” Öte yandan,hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa’nın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi değiştirilerek “Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.”hükmü getirilmiş, madde hükmü 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda, davacının Türkiye’de 03.11.1999-25.09.2009 tarihleri arasında kendi adına ve hesabına bağımsız faaliyette bulunduğu, vergi dairesinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla sigorta kapsamında çalıştığı göz ardı edilerek talep edilen dönem itibariyle yürürlükte bulunan 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinin açık hükmü karşısında istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.