Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12270 E. 2010/3592 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12270
KARAR NO : 2010/3592
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, … Bakanlığı, davalı …’ün … Devlet Hastahanesine sattığı kalorifer yakıtı için fiyat farkı istediğini ve bu nedenle icra takibi yaptığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacı daha sonra açtığı dava ile, davalı … Bankasının … Devlet Hastahanesinin hesabındaki parayı icra dosyasına gönderdiğini ileri sürerek, 67.769.62 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiş, her iki dosya birleştirilmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, her iki davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı … iki davalılar aleyhine ayrı ayrı dava açmış olup, bu davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulmaması usül ve yasaya aykırıdır.
2-Davalı … Bankasının temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacı Bakanlık davalı … Bankası aleyhine açtığı dava ile, … Devlet Hastahanesinin Bankadaki hesabı üzerine haciz koyulması ve icra Müdürlüğünce bu paranın gönderilmesinin istenmesi üzerine, bu davalının parayı icra dosyasına gönderdiğini belirterek, 67.769,62 YTL’nin tahsilini talep etmiştir. Davalı Banka ise, İİK’nun 357 maddesi gereğince yapılan işlemde usulsüzlük bulunmadığını savunmuştur. Davalı … tarafından, … Devlet Hastahanesi aleyhine yapılan … İcra Müdürlüğünün 2006/208 sayılı icra takibi kesinleşmiş, bunun üzerine … Devlet Hastahanesinin davalı bankadaki parası üzerine haciz konulmuş ve bu para icra dosyasına gönderilmiştir. Bu konu irdelenmeden ve gerekçesiz olarak davalı Banka hakkındaki davanın kabulü, HUMK’nun 388. maddesine aykırıdır.
3-Davalı …’ün temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı … Bakanlığının açtığı ihale davalı … üzerinde kalmış olup, taraflar arasında kalorifer yakıtı satımına ilişkin 7.2.2005 tarihli sözleşme bulunduğu ve davalı şirketin davacıdan fiyat farkı talep ettiği, bu nedenle … Devlet Hastahanesi hakkında icra takibi yaptığı dosyadaki delillerden anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davalının fiyat farkı isteyip isteyemeyeceği konusundadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 15.2. maddesinde “Bu … için fiyat farkı verilmeyecektir.” yazılıdır. Anayasanın 48 ve BK’nun 19. Maddeleri gereğince, hukukumuzda akit serbestisi vardır. bu nedenle kural olarak davalı satıcı sözleşmenin yukarıdaki hükmü doğrultusunda fiyat farkı isteyemez. Ancak 5.5.2005 tarihli resmi gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren Bakanlar kurulu Kararnamesi, Petrol ürünleri için satıcıya fiyat farkı ödenmesini kabul etmiştir. Bu nedenle davacı 5.5.2005 tarihinden önce teslim ettiği kalorifer yakıtı için fiyat farkı isteyemezse de, kararnamenin yürürlüğünden sonraki dönemde teslim edilen kalorifer yakıtı için fiyat farkı isteyebilir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek, davayı tümden kabul etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın iki taraf yararına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı … Bankası yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı …’e iadesine, 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.