Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12630 E. 2010/3449 K. 17.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12630
KARAR NO : 2010/3449
KARAR TARİHİ : 17.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın yeterli kimlik ve adres araştırması yapmadan kusurlu davranışı sonucunda 3.bir kişinin kredi kartı borcundan dolayı bankadaki hesabına bloke konulduğunu, borçlu olmadığı halde hesaptaki parasının tarafına ait olmayan kredi kartı hesabına aktarıldığını, aktarılan 346,59 TL nin davalı bankadan faizi ile tahsili ile başkası adına olan kredi kartından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bu olay nedeni ile 5000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare davacı 346,59 TL lik alacak talebini yargılama sırasında bankanın hesabına aktardığını ileri sürerek takipsiz bırakmıştır.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının 346,59 TL alacak talebinin HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 350,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş hüküm davacı tarafıhdan temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı bankadan kredi kartı almadığı halde başkasının kredi kartı için hesabından para aktarıldığını bankanın ağır kusuru olduğunu, olay nedeni ile manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davacının kişilik haklarına saldırı mahkemenin kabulünde olduğuna göre ve bu hususta kesinleşmiş olmasına göre davacı manevi tazminat istemekte haklıdır.
Ancak manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerekmektedir. Manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına
2009/12630-3449
diger tarafın zenginleşmesıne neden olmamalıdır.. Mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, zararın miktarı, davacının maruz kaldığı haksız durum sıkıntı gözetildiğinde takdir edilen tazminat miktarının çok düşük olduğu görülmektedir. Mahkemece olayın oluşuna uygun olarak makul bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.